1. ULUSAL YAPI DENETİM SEMPOZYUMU 2008
Sempozyum Konuşmalarının
ve Sunumlarının Özetleri
Sayın Sefer Akkaya,
BİB Yapı İşleri Genel Müdürü:
Halen Ülke topraklarımızın
%24’üne ve nüfus olarak da %50’sine tekabül eden bölgelerde
yapı denetim çalışmaları başarı ile devam etmektedir. Yapı
Denetim alanında görev alan firma sayısı 21.10.2008 tarihi
itibariyle 887’ye, sistemde görev alanların sayısı ise denetçi
mühendis/mimar, kontrolör ve yardımcı kontrol elemanı ile
birlikte 32.483’e ulaşmıştır. Denetim işleri biten ve sertifika
alarak sistemden çıkartılan inşaatlar hariç, bugün itibariyle
yaklaşık 90 Milyar YTL bedelli 223 milyon m² inşaat denetlenmektedir.
Memleketimizde, özel sektör
yapı üretiminde; 4708 Sayılı Kanun genel kabul görmüş, yeni
bir sistemin arayışına gerek kalmadığı, ancak uygulamada
karşılaşılan yasal eksiklerin giderilmesi hususu tüm sektör
aktörlerince de anlaşılmış.
Yeni Ulusal Yapı Denetim
Sistemi’inde; özel ve kamu yapım işlerinin bilgisayar ortamında
tek merkezden izlenerek; yönlendirme, düzenleme, denetim,
yapı envanteri v.s. olanakları getirmektedir. Yapı denetiminde
sorumluluk yüklenmiş her meslektaş, kişisel olarak sisteme
girerek, her yapı için tüm aşamaları izleyebilecek, raporlayacak,
söz sahibi olacaktır.
BİB yapı malzemeleri konusunda
AB Müktesebatında Koordinatör olarak, uyum mevzuat çalışmalarını
tamamlamış, uygulamalara geçilmiştir. Yapı malzemeleri ile
ilgili denetim elemanlarına önemli sorumluluklar düşmektedir.
Memleketimizde enerjinin
1/3’ü yapılarda tüketilmektedir. Bu konuda bizlere çok iş
düşmektedir. BİB’nın düzenlediği Binalarda Enerji Performansı
Yönetmeliği son şeklini almış yayınlanmak üzere Başbakanlığa
gönderilmiştir.
Sayın Sabri Ekbakan,
BİB Müsteşarı
Sayın Bakanımızın yoğun
işleri nedeni ile katılamadığını sevgi saygı ve başarı dileklerini
ilettikten sonra;
İstanbulda % 85, İzmirde
% 65, Ankarada % 60 ruhsatsız yapılaşma gerçeğine karşın,
4708 Yapı Denetim Kanunun uygulanması çok başarılı olmuştur.
Yapı müteahhitliği konusunda,
tarif, mesleki temsil kriterleri v.s. yasal çalışmalar yapılmaktadır.
Uygulaması planlanan Kentsel
Dönüşüm sistemine salt rant olarak bakılmaması, özellikle
sorunlu yapı stoğunun çözümünde çok yararları olacağı;TMMOB
olmak üzere mesleki kuruluşları ile başlamış olan ortak
çalışmadan mutlu olduğuna değindi.
Sayın Mustafa Demir,
TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyon Başkanı:
Mimar ve mühendisler, yılların
ihmali sonucu, 21. yüzyıl da meslek yaşamlarında hiç layık
olmadıkları bir konumdadırlar. Bu günden itibaren, birlikte
bunun mücadelesini vermeye başlayalım.
Sayın S. Erbakan’a hitaben:
“ Bayramdan sonraki hafta yapı denetim yasaları taslakları
ile ilgili çalışalım. “
Gazeteci yok, TMMOB’den
kimse yok. Kuruluşlar, mesleki konulara daha fazla ilgi
göstermeli.
Yapı denetimin kapsamını
Anadolu’ya yaymak için BİB harekete geçsin.
Eğitimini tamamlayan meslektaşlar
için Mimarlık ve mühendislik hizmetine başlamadan önce mesleki
deneyim kazandırmak için zorunlu eğitim olanakları sağlamak
ve hayatı boyunca mesleğinin yeniliklerini izlemesini temin
edelim
Halen kamuya hizmet veren
Mimarlık Mühendislik Müşavirlik müessesi ile özel sektör
yapı denetiminin birlikte çalışabilmesinin yasal önlemlerini
almak için çalışalım.
Yapı denetim ile ilgili:
Mevcut denetim sisteminde,
yapıyı kamu adına hem denetim şirketi, onları da belediyeler
denetliyor, bir işte iki denetim olmaz. Mevcut bürokrasi
kalkmalı gerçek denetim sahada olmalı. Hatta, yapı ruhsatını
da, yapı kullanmayı da yapı denetim kuruluşu versin ve tek
sorumlu o olsun. Yapıya ait doküman belediyelerde arşivlenebilir.
Zaten yeni Ulusal Yapı Denetim Sistemi ile tüm yapılar Merkezi
bilgisayar ortamında anında yapı envanterde toplanacak.
Kusurları oranında sorumluluk
olmaz; bilirkişiler sarmalı gerçek çözüm değildir. Mühendislik
ihtisas mahkemeleri gerekir. Sorumluluk imzayı atanındır,
şahsidir.
Can güvenliği ile ilgili,
(beton gibi) yapılan mesleki hata cezası ağır olmalı. Uçak
pilotunun hatası misali.
BİB’’da bugünkü uygulama
yetersiz, yapı denetim işleri bir genel müdürlükçe yönetilmeli
ve görüşmelerde ve kararlarda ilgili meslek kuruluşlarının
gerçek katılımları sağlanmalı.
Yapı denetim hizmet bedelleri
yetersizdir, arttırılmalı. Asgari bedelin altında hizmet
verilmesi yani haksız rekabeti önlenmeli, bu konuda banka
hesaplarının izlenmesi yararlı olabilir.
Sayın Cemal Gökçe,
İMO İstanbul Şube Başkanı:
Teknik eğitim, mesleki
etik konusunu işledi ve bu eksiklikleri vurguladı.
Sayın Hakkı Ustaömer,
Emk. Yük. Fen Kurulu Bşk. ve KİK üyesi:
Yapı denetimimn kavramsal
boyutu, geçmişi uygulamaları.
Mühendislik hizmeti gören
yapı yıkılmaz, çatlar patlar, ölüm olmaz..
1999 felaketi sonrası 595
KHK ve 601 KHK ile, uygulamada çok iyi sonuçlar alınmış,
meslek odaları ile ortak çalışmanın en iyi örnekleri yaşanmıştır.
Bazı belediyelerin, müteahhitlerin
haksız eleştirilerine bilinçsizce katılan bazı odalar ve
siyasilerin başvurusu ile 595 KHK Anayasa Mahkemesince 6
ya 5 oyla iptal edilmişti. Yazık oldu. 595 KHK uygulamasında
adı geçen bu muhaliflerin yerelde baskıları sonucu bir çok
ilde, Bakanlık olarak gayretlerimize rağmen yapı denetim
şirketi kurulamamıştı. 4708 de 27 ilden 19 ile inmesini
en önemli sebebi de bu idi.
601 KHK ile başlanmış,
fakat sonuçsuz kalan yetkin mimarlık ve mühendislik süratle
ele alınmalıdır.
4708 de: Toplumsal mutabakat
sağlanmalı; kapsam en az 40 ile çıkarılmalı; Gerçek ve kaliteli
denetim hizmeti alınabilmesi için, yapı denetim hizmet bedeli
arttırılmalı; haksız rekabeti önlemek için, illerde yapı
denetim kuruluşu sayısına yasa ile gerçekçi kota getirilmesi
gibi ciddi tedbirler alınmalı; Bakanlıkta, Yapı Denetim
Komisyonu yerine daha geniş yetkiler ile, eğitici, yönlendirici,
yol gösterici bir genel müdürlük tesis edilmeli. Süratle
yeni yapı denetim kanun yasalaştırılmalı.
Sayın Prof. Dr.
Polat Gülkan:
Yapı denetim yalnız deprem
denetimi değil, yapılarda en geniş anlamı ile yaşam kalitesi
kavramıdır. Memleketimizde her felaket sonrası, çok konuşulur,
yanlış konular üzerinde durulur, bir sürü suçlu, ancak sonra
her şey unutulur. Gerçek insani değerler hep arka planda
kalmıştır. Öncelikler saptanamamıştır. Mesela, hala deprem
şartnamemiz çok eksiktir.
Sayın Mahmut Küçük,
BİB Müsteşar Yardımcısı:
99 depremi ile yapım süreci
sistemi çöktü, araç ve gereçler ele alındı, 595 KHK iptali
ve 4708 uygulaması, ancak yine sorgulamaktayız. En önemli
konu, yaşamakta olduğumuz toplumsal katılım ve kalite kültürü
zafiyetleridir.
4708 uygulamalarında öne
çıkan sorunlar: denetim hizmet bedeli hakkaniyetsizliği
ve kimin ödediği; yapı denetimin bürokratik işlemlere dönüşmesi;
denetim elemanlarının mevcut koşullarda yetersizliği ve
sonuç olarak kalitesiz insan kaynakları ile hizmet verme;
sigorta ayağının yokluğu.
Bir siyasi, belediyeleri
yapı denetim sisteminden uzaklaştıralım, diğeri yapı denetim
belediyelere verilsin demektedir.
Sayın Prof. Dr.
Metin İlkışık, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon
Merkezi, AKOM danışmanı:
İstanbul Büyükşehir Belediye
Başkanı Sayın Kadir Topbaş’ın işlerinin yoğunluğu nedeni
ile katılamadığını ifade etti.
AKOM, çok geniş bir kadro,
110 adet müdürlük ile hizmet vermekte.1.290.000 kayıtlı
yapının % 15 – 18 ‘i ağır hasarlı.
Deprem öncesi, deprem sonrası
çalışmalar, Master Plan, zemin, Tsunami, deprem ivmesi,
mikro bölge çalışmaları, aktif faylar araştırmaları, okul,
hastane, kültür yapıları, ulaşım alt yapıları, afet risk
gösterge sistemi, afet zararlarını önleme, planlama, 1999
da 1800 adet itfaiyeci, 2008 de 5000 adet., şehir içine
300 adet deprem ve ulaşım izleme kamerası v.s.
Sayın
Muhittin Soyvural, BİB Teftiş Kurulu
Başkanı:
Yapı üretiminde, kamu adına
yapılan özel yapıların denetimi bir odak olmuş, kabul görmüş
önemli bir sistemdir.
Bu yılki teftiş kurulu
yıllık toplantısında, bir haftanın üç günü bu konuya ayrıldı;
sorunlar, çareleri, ceza verilmeden önce neler yapılmalı,
mevzuat sorunları, belediyelerin yeniden düzenlenmesi,
Esas görev can ve mal güvenliği,
taşıyıcı sistem fiilleri için imza atana ağır ceza, şirkete
ceza olmaz; projeye uyulmaması, bürokratik işlemler ile
ilgili fiiller için şirkete para cezası,
“Uygulanmakta olan
kapatma cezaları çok ağır, bu nedenle son üç yıl, 33 yıllık
meslek hayatımın en üzücü yılları olmuştur.”
Sayın Murat Gökdemir,
İMO İstanbul Şubesi:
Tarihçe, kaçak yapılaşmayı
teşvik eden imar afları, aflarla kesilen ruhsatların yasal
kesilen ruhsat sayısından % 150 fazla olma çelikisi, sektörde
rant zafiyetleri, mimarların ve mühendislerin yok sayılması.
3194 meslekte imza için
okul diploması yeterli görmekte, yetkinlik tasasının öncelikle
ele alınması gerekir.
Yapı denetimi sistem olarak
tamam, 4708 yasası 595 be 601 KHK lara tepkidir, geri dönüştür;TUS
gibi imzacılığı yeniden doğurmakta, indirimler nedeni ile
iyi niyetli yapı denetim şirketleri haksız rekabete maruz
kalmakta, denetim hizmetlerinde aksamalar.
Pilot uygulama dışı kalan
62 ilde, denetim hizmetlerinde TUS uygulanması çelişkisi.
Şantiye şefliğinde teknisyenlerin
çalıştırılması,ve SMM’lerin tam gün istihdam sorunları.
Odalarla ilişkilerde, proje
kontrol ve durum sicil belgesi sorunları
Sayın Abdullah
Uçan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar
Md. Yrd.:
Büyükşehir Belediyesi,
yapıların imar uygulamalarını, 4708, 3194 ve 5216 sayılı
yasalara göre denetler, aykırılıklar için belediyelere 3
ay süre verir, uyulmamsı halinde 3194’ göre ceza uygular.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi,
alt kademe belediyeleri imar uygulamaları denetimini fiilen
araziye inerek, şantiyede, zincirin son halkasından başlar.
Bu uygulama ile, hataların ve aykırılıkların önceden tespiti
ve caydırıcılığın sağlanması yönleri ile etkin ve başarılı
sonuçlar alınmıştır. Yüzlerce vatandaş sistemle ilgili bilgi
almak için başvurarak bilinçlendirilmekte; yapı denetim
şirketleri belediye ile ilgili her türlü sıkıntılarını rahatlıkla
ileterek olumlu sonuçlar almaktalar. Adı geçen denetimler
sonucu, yapılarda ruhsat ve projeye aykırılıklarda, 2005
- 2006 de % 25, 2007 de % 15 ve 2008 de % 9 gibi bir azalma
saptanmıştır.
Ceza kanunu imar kirliliği
fiili maddesi yapı denetimler için çok ciddi sorun, kirliliğin
ortadan kalkması halinde, diğerler sorumluların cezası ortadan
kalkmasına karşın yapı denetimininki devam etmekte. Bu konuda
gerçek çözüm imar ihtisas mahkemelerinin kurulmasıdır.
Sayın Faruk Aydın,
Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Genel Sekreteri:
Ekim 2008 itibariyle, 19
pilot ilde, 887 şirkette 32.483 adet denetim elemanı meslektaş
ile, 223 milyon m² inşaatı denetlenmektedir. Sisteme aykırılık
sesleri bitmiştir, artık geri dönüş imkanı yoktur.
Ancak uygulamalarda ortaya
çıkan sorunlar ve eksiklerin süratle giderilmesi gerekir.
Toplumsal talebin yaratılması;
3194 – 4708 çelişkilerinin giderilmesi; sigorta ayağının
yokluğu; müteahhit ile parasal ilişkinin varlığı; Bakanlıkta
yapı denetimin, daha etkin ve yetkili, düzenleme, yönlendirme
ve denetleme işlevleri yapabilecek üst düzeyde temsil edilmesi;
hizmet bedeli yetersizliği ve indirimler sonucu haksız rekabet
ortamında düzgün çalışan şirketleri güç duruma düşürmesi,
kaliteli denetim elemanı çalıştırma olanağını kısıtlaması;
meslek odalarımızdan yapı denetim konusunda tam destek alınıp,
tek ses olunmaması; kapsamın 19 ilde pilot kalması ve kamu
yapılarının kapsam dışında tutulması; muhatap belediye yetkililerinin
de denetçi mimar mühendis düzeyine çıkarılması; küçük yapılarda
% 3 yapı denetim bedeli yetersizliği; yeni taslakta geçen
sigortaların tek poliçede toplanması ve yapı denetim bedeline
ilavesi; belediyelerde işlemleri azaltılması; hak ediş tahsilatları
işlemlerinde il özel idarelerinin devreye sokulması; ceza
maddelerinde suçun şahsiyeti göz önünde bulundurulması;
imar durumu belgelerinin denetleme görevi yapı denetim hizmetleri
dışında tutulması; ceza kanunu imar kirliliği ile ilgili
184. maddesindeki yapı denetimlerle ilgili ayrıcalık maddesinin
kalkması.
Sayın Dr. Hasan
Hüseyin Can, Mahalli İdareler Gn. Md. Yrd.:
Mahalli idareler, anayasanın
127 maddesine göre imar işlerini yürütürler. Üç adet mahalli
idare vardır. Belediyeler, il özel idareleri ve köyler.
5216 sayılı yasa büyükşehir
belediyelerine alt kademe belediyelerini denetim görevi
vermektedir.
Sayın Bülent Yalazı,
Onaylanmış Kuruluş Şube Müdürü:
4703 sayılı kanun, ürün
güvenliği, CE, uygunluk kuruluşları, yapı malzemeleri yönetmeliği,
ürün uygunluğu, piyasa gözetim ve denetimi, muhtelif yapı
malzemeleri tebliğleri.
CE, malzeme üzerinde, etiketinde,
ambalajında veya belgelerinde olmalı; CE de
Kimlik no, kullanım amacı,
ürün karakteristikleri, üretim tarihi v.s. bulunur. Ce de
yazılı bilgileri kullanım amacı için o malzemenin yapıya
standartlara, teknik şartnamelere, yönetmelikteki altı adet
temel gereklere uygunluğunun sorumluluğu denetleme yapan
meslektaşa aittir.
Şantiyede üretilen ve prekast
yapı malzemeleri için CE ve G yoktur. Bu malzemeler için
standartlara uygunluğu yapılacak ilgili testlerle saptanır
İzlenimlerim
ve Önerilerim
Sempozyum, Bayındırlık
ve İskan Bakanlığı ve Yapı denetim Kuruluşları Birliği İstanbul
Şubesinin düzenlediği 1. Ulusal Yapı Denetim Sempozyumu,
inşaat sektörünün ilgili kurum ve kuruluşların yoğun katılımı
ve sorunların derinlemesine irdelenmesine olanak sağlamıştır.
4708 sayılı kanunun çelişkileri,
eksikleri ve hataları Sayın Bakanlık yetkilileri dahil tüm
taraflarca ve detaylı olarak gündeme getirilmiş; çözüm önerilerinde
uzlaşma sağlanmıştır.
Sayın Bakanlık yetkilileri,yapı
denetimde yaşananlar için bir nevi günah çıkartmış, yasalaşması
için gündeme gelen önerileriler için kesin ve ciddi sözler
vermişlerdir. İhtiyatlı iyimserlikle bekleyeceğiz ve yakından
izleyeceğiz.
Sempozyumda dile getirilen
İstanbul Büyükşehir Belediyesi konu ile ilgili çalışmalarını
daha yakından incelenerek, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin,
bu güne kadar yeterince duyarlı olmadığı, sağlıklı ve güvenli
yaşam koşulları için toplumsal katılım ve kalite bilinci,
yapı denetim yeni yönetmelik uygulamaları, alt kademe belediyeleri
ile olumsuzlukların çözümü ve diğer konularda örnek alınması
için gerekli girişimlerde bulunmalıyız.
Katılımcıların çoğunun
dile getirdiği ceza kanunu imar kirliliği ile ilgili 184.
maddesindeki, yapıda aykırı fiilin ortadan kalkması halinde
diğer faillerin cezaları sonuçları ile kalkmasına karşın,
yapı denetimin cezasına dokunulmaması ayrıcalık maddesinin
kalkması hususunda süratle harekete geçilmesi zorunludur.
Özellikle teknoloji ağırlıklı
yapılarda denetim sorumluluğu üstlenmiş meslektaşlarımız
için önemli olan yapı malzemeleri mevzuatı yükümlülüklerinin
yeterince bilincinde olduklarını zannetmiyorum. Bu konuda,
sempozyumda Sayın Bülent Yalazı’nın dile getirdiği:
“4703 sayılı Kanun, ürün güvenliği, CE işareti,
onaylanmış kuruluşlar, Yapı Malzemeleri Yönetmeliği, ürün
uygunluğu, piyasa gözetim ve denetimi, muhtelif Yapı Malzemeleri
Tebliğleri. CE uygunluk işareti, malzeme üzerinde, etiketinde,
ambalajında veya belgelerinde yer alması; CE de Kimlik no,
kullanım amacı, ürün karakteristikleri, üretim tarihi v.s.
bulunması. CE de yazılı bu bilgilerin yorumunun yapılması,
kullanım amacı malzemenin yapıya standartlara, teknik şartnamelere,
altı adet temel gereklere uygunluğunun sorumluluğu denetleme
yapan meslektaşa aittir.
Şantiyede üretilen ve prekast
yapı malzemeleri için CE yoktur. Bu malzemeler için standartlara
uygunluğu yapılacak ilgili testlerle saptanır. “ hususlarında
meslektaşlarımızın bilgilendirilmesi için gerekli eğitimlerin
verilmesi yaralı olur kanaatindeyim
Sayın Sefer Akkaya,
Sempozyumdaki konuşmasında, Binalarda Enerji Performansı
Yönetmeliği’nin son şeklini aldığını ve yayınlanmak üzere
Başbakanlığa gönderildiğini ifade etmiştir. Bu nedenle,
2009 Teskon’da, geniş kapsamlı, çeşitli meslek otoritelerini
ilgilendiren ve değişik uygulamaları içeren, Binalarda Enerji
Performansı Yönetmeliği ile ilgili panel düzenlenmesinin
yaralı olacağını düşünmekteyim.
TMMOB Çatısı altında tüm
meslek odaları olarak, yapı denetim konusunda, farklı sesleri
bir tarafa bırakıp, tek ses olmalıyız.
700 ‘e yakın katılımcı
ile başarılı geçtiğine inandığım Sempozyumda, Yapı denetim
sisteminin genel kabul görmüş ve aykırı seslerin kesilmiş
olduğunu; artık gündemin sistemi iyileştirmeğe yoğunlaştığını
memnuniyetle gözlemledim.
Saygılarımla,
A . Dinçer