"Hafıza-yı
beşer nisyan ile malûldür" derlermiş bir zamanlar. Yani
insan hafızasının hastalığı unutkanlıktır. Tabii bunun zaman
zaman yararlı olduğunu söylemek mümkün, üzerinden zaman geçmiş
akılda kalmasında yarar olmayan anıları, bilgileri hep bellekte
tutmamak iyi bir şey.
Gelgelelim toplumların yaşadığı olaylarda
bu tür unutkanlık yarar getirmez. Bir önceki olayı net bir biçimde
hatırlayıp gelecekte benzerleri ile karşılaşıldığında geçmişteki
davranışların iyi yönlerini koruyup, kötü yönlerini düzelterek
bilinçli bir yaşam sürmek en sağlıklı davranış biçimidir.
Güncel konumuz deprem, depremler doğası
gereği belirli zaman aralıkları ile karşımıza çıkar. Yıkıcı
deprem, yaşandığı anda bir felakettir, malımızı alır, canımızı
alır. Hep söylenir, bu ülkede yaşıyorsak depremle birlikte yaşamayı
öğreneceğiz. Depremle birlikte yaşamak istiyorsak bu konuyu
iyi öğreneceğiz, gerekli dersleri çıkaracağız, bu derslerden
yararlanıp önlemlerimizi alarak bir sonraki depremi daha az
maddi zararla ve can kayıpsız atlatacağız. En önemlisi korku
ve panik duygusu ile değil güven duygusu ile depremleri bekleyeceğiz.
Hatırlayalım, İstanbul'da yaşayanlar
1999 Marmara depreminden, İzmir'de yaşayanlar İzmir ve Seferihisar
depremlerinden sonra önlemler almakta, mevcut binalarımızı güçlendirme
konusunda ciddi çabalar harcadı. Marmara depremi sonrasında
çıkartılan Yapı Denetim Uygulaması ile yeni yapılarda artık
güvenle yaşamaya başladık. Beton ve demir kalitesi on yıl öncesine
göre inanılmaz ölçüde arttı. İnşaatlarda çalışan işçilerimiz,
ustalarımız aldıkları eğitimler sonrasında demir işlemeyi, beton
dökmeyi, dökülen betonu korumayı daha üst düzeyde öğrendiler.
Isı yönetmeliklerinin dikkatli takip edilmesi sonrasında ulusal
ekonominin kazancı arttı.
Bütün bunlar yolunda giderken her sektörde
olduğu gibi yaşanan bir takım sıkıntılar sonrasında sıkıntıyı
gidermeyi değil de Yapı Denetim Uygulamasını tartışmaya başladık.
Oysa zaten bu uygulama dokuz yıldır 19 pilot ilde uygulanıyor,
yani yasa hâlâ pilot durumda. Nedir pilot durumda olmak, uygulama
süresince iyi yönler geliştirilecek, aksayan yönler düzeltilecek
ve daha kullanılabilir, daha sağlıklı sonuçlar üretecek asıl
yasa çıkarılacak. İnsan yaşamı daha bir güven altına alınacak.
Her nedense geçmişteki denetimsiz yapıları, kalitesi düşük demir
ve betonu, yıkılan binalardaki can kayıplarımızı unuttuk, kazanılan
deneyimleri yok varsayıp her şeyi yeniden düzenleme havasına
girdik.
Artık konu ile ilgisi olan herkes biliyor,
yapı kalitesi tartışmasız bir biçimde yükseldi. Teknik adamlarımızın
bakış açısı değişti, bilinçlendi. Beklentimiz, yapı sahiplerinin
Yapı Denetim Sisteminin kendi yararlarına olduğuna inanmaları
ve buna göre davranmaları. Yaşanan bir takım aksaklıklar öne
sürülerek sistemi tartışmak son derece anlamsız. Cumhuriyetin
ilk yıllardan beri var olan müteahhitlik sistemi yerine oturamamışken,
hâlâ yasalar çıkartarak düzenlenmeye çalışılırken sadece dokuz
yıldır, o da pilot bir yasa ile tutunmaya çalışan Yapı Denetim
Uygulaması rüştünü ispat etmiş durumdadır. Eksik olan sadece
aksayan yönleri düzenleyecek bir yasa hazırlanması ve bir an
önce yürürlüğe girmesidir.
Unutkanlığın
hiç zamanı değil, depremlerin felaketlere dönüşmemesi için geçmişte
yaşananları hiç unutmadan, çıkartılan derslerin ışığında bilimsel
yolda ilerlemeye devam etmeliyiz. Dokuz yılda büyük deneyim
kazandık, bu deneyimlerimizi topluma aktarmak istiyoruz ve bu
yolda çalışma isteği içindeyiz. Yasal düzenlemelerin bir an
önce tamamlanıp yolumuzun açılması en büyük isteğimizdir.