DEPREM, UNUTKANLIĞI BAĞIŞLAMAZ!
M. Osman Akbaşak ............... Yapı Denetim Kuruluşları Derneği İzmir Şube YK Başkanı

"Hafıza-yı beşer nisyan ile malûldür" derlermiş bir zamanlar. Yani insan hafızasının hastalığı unutkanlıktır. Tabii bunun zaman zaman yararlı olduğunu söylemek mümkün, üzerinden zaman geçmiş akılda kalmasında yarar olmayan anıları, bilgileri hep bellekte tutmamak iyi bir şey.

Gelgelelim toplumların yaşadığı olaylarda bu tür unutkanlık yarar getirmez. Bir önceki olayı net bir biçimde hatırlayıp gelecekte benzerleri ile karşılaşıldığında geçmişteki davranışların iyi yönlerini koruyup, kötü yönlerini düzelterek bilinçli bir yaşam sürmek en sağlıklı davranış biçimidir.

Güncel konumuz deprem, depremler doğası gereği belirli zaman aralıkları ile karşımıza çıkar. Yıkıcı deprem, yaşandığı anda bir felakettir, malımızı alır, canımızı alır. Hep söylenir, bu ülkede yaşıyorsak depremle birlikte yaşamayı öğreneceğiz. Depremle birlikte yaşamak istiyorsak bu konuyu iyi öğreneceğiz, gerekli dersleri çıkaracağız, bu derslerden yararlanıp önlemlerimizi alarak bir sonraki depremi daha az maddi zararla ve can kayıpsız atlatacağız. En önemlisi korku ve panik duygusu ile değil güven duygusu ile depremleri bekleyeceğiz.

Hatırlayalım, İstanbul'da yaşayanlar 1999 Marmara depreminden, İzmir'de yaşayanlar İzmir ve Seferihisar depremlerinden sonra önlemler almakta, mevcut binalarımızı güçlendirme konusunda ciddi çabalar harcadı. Marmara depremi sonrasında çıkartılan Yapı Denetim Uygulaması ile yeni yapılarda artık güvenle yaşamaya başladık. Beton ve demir kalitesi on yıl öncesine göre inanılmaz ölçüde arttı. İnşaatlarda çalışan işçilerimiz, ustalarımız aldıkları eğitimler sonrasında demir işlemeyi, beton dökmeyi, dökülen betonu korumayı daha üst düzeyde öğrendiler. Isı yönetmeliklerinin dikkatli takip edilmesi sonrasında ulusal ekonominin kazancı arttı.

Bütün bunlar yolunda giderken her sektörde olduğu gibi yaşanan bir takım sıkıntılar sonrasında sıkıntıyı gidermeyi değil de Yapı Denetim Uygulamasını tartışmaya başladık. Oysa zaten bu uygulama dokuz yıldır 19 pilot ilde uygulanıyor, yani yasa hâlâ pilot durumda. Nedir pilot durumda olmak, uygulama süresince iyi yönler geliştirilecek, aksayan yönler düzeltilecek ve daha kullanılabilir, daha sağlıklı sonuçlar üretecek asıl yasa çıkarılacak. İnsan yaşamı daha bir güven altına alınacak. Her nedense geçmişteki denetimsiz yapıları, kalitesi düşük demir ve betonu, yıkılan binalardaki can kayıplarımızı unuttuk, kazanılan deneyimleri yok varsayıp her şeyi yeniden düzenleme havasına girdik.

Artık konu ile ilgisi olan herkes biliyor, yapı kalitesi tartışmasız bir biçimde yükseldi. Teknik adamlarımızın bakış açısı değişti, bilinçlendi. Beklentimiz, yapı sahiplerinin Yapı Denetim Sisteminin kendi yararlarına olduğuna inanmaları ve buna göre davranmaları. Yaşanan bir takım aksaklıklar öne sürülerek sistemi tartışmak son derece anlamsız. Cumhuriyetin ilk yıllardan beri var olan müteahhitlik sistemi yerine oturamamışken, hâlâ yasalar çıkartarak düzenlenmeye çalışılırken sadece dokuz yıldır, o da pilot bir yasa ile tutunmaya çalışan Yapı Denetim Uygulaması rüştünü ispat etmiş durumdadır. Eksik olan sadece aksayan yönleri düzenleyecek bir yasa hazırlanması ve bir an önce yürürlüğe girmesidir.

Unutkanlığın hiç zamanı değil, depremlerin felaketlere dönüşmemesi için geçmişte yaşananları hiç unutmadan, çıkartılan derslerin ışığında bilimsel yolda ilerlemeye devam etmeliyiz. Dokuz yılda büyük deneyim kazandık, bu deneyimlerimizi topluma aktarmak istiyoruz ve bu yolda çalışma isteği içindeyiz. Yasal düzenlemelerin bir an önce tamamlanıp yolumuzun açılması en büyük isteğimizdir.


Yeni Asır 17 Ağustos 2009 Deprem ve Denetim gazetesi