Bugün,
17 Ağustos. 1999'da meydana gelen Marmara depreminin 10'uncu
yılında depremde kaybettiklerimizi anıyoruz. 10 yıl önce meydana
gelen asrın felaketi olan depremde onbinlerce kişiyi toprağa
verdik ve yüzbinlerce kişinin de yaralanmasına veya sakat kalmasına
şahit olduk. Depremin ardından geçen 10 yılda; İzmir'de faaliyet
gösteren 65 Yapı Denetim Kuruluşu, 11 Yapı Malzeme Laboratuarı
ile birlikte 14.375 adet 14.680.000 metrekare alana sahip yapının
fiilen denetiminin devam etmekte olduğunu belirten Yapı Denetim
Kuruluşları İzmir Şube Başkan Yardımcısı Kemalettin Gürpınar,
"Geçtiğimiz 8 yıllık süreçte bu miktarın iki katından fazlasının
da denetimi tamamlanmıştır" dedi.
Depremin ekonomik yıkımının etkilerinin de ödenen vergilerle
hissedildiğini vurgulayan Gürpınar, "Yapı denetimin uygulanmaya
başladığı ilk yıllarda yapı malzemesi üreten bazı kuruluşların
eski alışkanlıklarından kaynaklanan nedenlerle malzeme (beton,
demir gibi) sevkinden önce denetimli mi? denetimsiz mi? sorusunun
cevabına göre sevkıyat yaptığı günleri çok çabuk unuttuk. Eksikleri
olan bir yasal mevzuata rağmen geçtiğimiz 8 yıllık süreçte yapı
denetim sisteminin kurulmasıyla kanunun yürürlükte olduğu 19
pilot ilde geçmişle kıyaslanamayacak bir gelişme sağlanmış olup
fiilen denetim hizmeti verilmiştir.
Bu dönemde yani 2001'den sonra yapı denetim kuruluşlarınca denetim
hizmeti verilerek inşa edilmiş olan tüm yapılar depreme karşı
güvenli birer eser olarak vatandaşlarımızın kullanımındadır.
Yürürlükteki mevzuata göre oluşturulmuş olan yapı denetim sistemi
sayesinde her yapının kalite güvence kitapçığını oluşturabilecek
kadar çok bilgi ve belgeyi içeren arşiv dosyası yapı denetim
kuruluşlarınca oluşturulmakta, bu dosyaların birer nüshası da
ilgili idarelere sunulmaktadır. Önümüzdeki dönemde yapı malzeme
yönetmeliğinin öngördüğü CE ve G işaretli malzeme kontrolü ile
bu dosyalar daha da zenginleşecektir" dedi.
Gürpınar
"Türk Mühendis ve Mimarları olarak meydana gelecek depremlerde
yapı denetim kuruluşları tarafından denetlenen yapılarda vatandaşlarımızın
mağdur olmayacaklarını şimdiden beyan ve taahhüt ediyoruz. Bugün
yapı denetim kuruluşları tarafından denetlenen yapıların deprem
karşısında göstereceği başarılı performans göz ardı edilerek,
yapı denetim kuruluşlarına verdikleri hizmet ve aldıkları sorumluluk
karşılığında emlakçilere ödenen komisyondan daha az miktarda
ancak gönülsüzce ödenen hizmet bedellerinin sistem zayıflatılarak
nasıl ortadan kaldırılacağı tartışılmaktadır. Aslında kanunun
çıkmasını sadece yapı denetim kuruluşlarının kurucuları ve çalışanları
tarafından ayakta tutulabilmesi çok büyük bir başarıdır"
dedi ve ekledi: "Vatandaşlarımız, yaşadığı mekânların orta
büyüklükteki bir depremde bile yıkılmasını veya hasar görmesini
önleyecek tedbirlerin alınmasını ve bu sürecin asla denetimsiz
olmamasının sağlanmasını talep etmelidir."
Sistemde acilen bir yeni mevzuatın hazırlanması gerektiğini
savunan Gürpınar; "Halen sistemin işleyişinde yaşanan eksikliklerin
ve sorunların giderilmesi için acilen yapı denetim sistemi tüm
tarafların katılımıyla hazırlanacak yeni mevzuatına kavuşturulmalı
bu yeni mevzuatta denetimin tarafsız ve bağımsız yapılabilmesinin
sağlanabilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Sistemin
başıboş kalmasının meydana getireceği yapı üretim sürecinin
ortaya çıkaracağı güvensiz yapı stokunun depremde göstereceği
performansın vebali ve sorumluluğu da gerekli tedbirleri almayanlarda
olacaktır" diye konuştu.