YAPI DENETİMİ NE DURUMDA?
Hüseyin ASLAN Ege Koop Genel Başkanı

Yapı Denetimi; imar planından konut alanının jeolojik zemin etüdüne, beton kalitesinden inşaatta kullanılan malzemenin standardına, her aşamadaki kontrolden yapı kullanma iznine kadar geniş bir süreci kapsamalıdır.

17 Ağustos Marmara Depreminde yaşadığımız felaket, kaybettiğimiz milli servetimiz ve en önemlisi yitirdiğimiz canlarımız; yapı denetiminin ne kadar yaşamsal bir önem taşıdığını bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur.

Plansız ve kaçak yapılaşma, kâr marjını her şeyin üstünde tutan yapsatçı zihniyet, görevlerinin bilincinde olmayan belediyeler ve yerel yönetimler, özetle; başıboşluk, denetimsizlik; konutların büyük bir bölümünü doğal afetler karşısında dayanıksız, güvenliksiz ve adeta "hazır mezara" dönüştürmüştür.

Ülkemiz jeolojik yapısı itibariyle ve özellikle İzmir de risk alanı yüksek deprem kuşağında yer almaktadır. Depremden korunmanın ve zararı en az düzeye indirmenin kestirme yolu; depreme dayanıklı konut üretimi için etkili bir yapı denetimi ve yüksek standartlı inşaat teknolojisinden yararlanmak ile deprem konusunda bilinç düzeyini yükseltecek eğitim ve ARGE çalışmalarıdır.

DUYARLILIK, SORUMLULUK…

25 yılda, 100 bin kişinin yaşadığı 7 modern kent kuran ve 25 bin konut üreten Ege-Koop; İzmir'in yüksek oranlı deprem riski taşıması, çarpık kentleşme, kaçak yapılaşma ve önlemeyen göç dalgasının yarattığı kentsel sorunlar nedeniyle yapı denetimine özel bir ağırlık vermekte ve bu konuda ciddi bir duyarlılık sergilemektedir.

Ege-Koop; inşaatın her aşamasında İnşaat Mühendisleri Odası, Üniversitelerin İnşaat Fakülteleri ve Belediyelerle yakın bir iş birliğini sürdürmektedir. Bu arada; sürekli beton analizleri TSE yaptırmakta, kullanılan demir ve diğer malzemelerin standarda uygun olup olmadığını test ettirmekte, jeolojik zemin etüdünü önemsemekte, konut alanlarını tarım sahası dışında sert zeminlerde seçmekteyiz.

Öte yandan; İzmir'de ilk kez kapsamlı bir çelik villa projesini uygulamaya koyarak Güzebahçe'de en ileri inşaat teknolojisini kullandık.

Ayrıca; İzmir'in jeolojik özelliklerini ve deprem riskini belirlemek üzere Dokuz Eylül Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesiyle ortak bir projeyi yürürlüğe koyarak Seferihisar Doğanbey Körfezi'nde geniş bir deprem araştırması yaparak elde edilen sonuçları rapor halinde kamuoyunun ve ilgili kuruluşların bilgisine sunduk.

Bunun yanında; paneller ve sempozyumlar düzenleyerek bilim adamlarını, yerel yöneticileri ve konularında uzman olan kişileri bir araya getirip depreme dayanıklı konut üretimi, yapı denetimi ve yapı denetim firmalarının işlevi konularını, Belediyelerle ilişkilerini ele alarak irdeledik ve dile getirilen görüşleri kitaplaştırarak üniversitelere, belediyelere ve kütüphanelere gönderip kamuoyunun bilgisine sunduk.

Tüm bu duyarlılık, uygulamada gösterdiğimiz titizlik ve toplumu, ilgilileri bilgilendirme çabamız; yapı denetimine verdiğimiz önemin en çarpıcı göstergesidir. Fakat denetim İzmir'de uygulanırken 30 km mesafede Manisa'da kapsam dışında kalmasının mantığını anlamakta zorluk çekiyoruz.

DENETLEYENİN DENETLENMESİ

Yapı Denetimi yasal düzenlemeden ve kurumlaşmadan önce bireysel bazda yapılmaktaydı. Ancak; 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yarattığı tahribat; yasal düzenleme ve kurumsallaşma ihtiyacını gündeme getirmiş, devlet organlarını harekete geçirmiş, kamuoyu baskısını arttırmış ve böylece denetim; yapı denetim firmaları ve kamu kurumlarıyla ortak yapılmaya başlanmıştır. Bu süreç; binalar konusunda bir envanter oluşmasına da neden olmuştur.

Yapı Denetimi; mal ve can güvenliğimizi çok yakından ilgilendirmektedir.

Yapı Denetimi alanındaki dedikoduları, şaibeleri ortadan kaldırmak için alınması gereken önlemler; ana hatlarıyla şöyle sıralanabilir:

*Yapı Denetim firmaları, mutlaka etkili bir biçimde denetlenmeli, ayrıca; denetleyenlerin denetlenmesi mekanizması da işletilmelidir.
*Yapı Denetim firmaları, kendi aralarında haksız rekabeti de kapsayacak bir şekilde rekabete girişmemelidirler.
*Yapı Denetim firmaları, hiçbir şekilde müteahhitlerle parasal ilişkiye girmemelidirler.
*Yapı Denetim firmaları, Belediyelerle ve ilgili kamu kurumlarıyla sağlıklı bir işbirliği içinde olmalıdırlar.
*19 ilde uygulanan yapı denetimi uygulamaları Türkiye'nin bütün bölgelerinde uygulanması gerekmektedir.

Sonuç olarak: Yapı Denetiminin hesap verebilir, kurumsal, şeffaf ve sorumluluk duygusuyla yerine getirilmesi; sağlıklı kentleşme, mal ve can güvenliğimiz için yaşamsal bir önem taşımaktadır.


Yeni Asır 17 Ağustos 2009 Deprem ve Denetim gazetesi