Yapı
Denetimi; imar planından konut alanının jeolojik zemin etüdüne,
beton kalitesinden inşaatta kullanılan malzemenin standardına,
her aşamadaki kontrolden yapı kullanma iznine kadar geniş bir
süreci kapsamalıdır.
17 Ağustos Marmara Depreminde yaşadığımız
felaket, kaybettiğimiz milli servetimiz ve en önemlisi yitirdiğimiz
canlarımız; yapı denetiminin ne kadar yaşamsal bir önem taşıdığını
bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur.
Plansız
ve kaçak yapılaşma, kâr marjını her şeyin üstünde tutan yapsatçı
zihniyet, görevlerinin bilincinde olmayan belediyeler ve yerel
yönetimler, özetle; başıboşluk, denetimsizlik; konutların büyük
bir bölümünü doğal afetler karşısında dayanıksız, güvenliksiz
ve adeta "hazır mezara" dönüştürmüştür.
Ülkemiz jeolojik yapısı itibariyle ve
özellikle İzmir de risk alanı yüksek deprem kuşağında yer almaktadır.
Depremden korunmanın ve zararı en az düzeye indirmenin kestirme
yolu; depreme dayanıklı konut üretimi için etkili bir yapı denetimi
ve yüksek standartlı inşaat teknolojisinden yararlanmak ile
deprem konusunda bilinç düzeyini yükseltecek eğitim ve ARGE
çalışmalarıdır.
DUYARLILIK,
SORUMLULUK…
25 yılda, 100 bin kişinin yaşadığı 7
modern kent kuran ve 25 bin konut üreten Ege-Koop; İzmir'in
yüksek oranlı deprem riski taşıması, çarpık kentleşme, kaçak
yapılaşma ve önlemeyen göç dalgasının yarattığı kentsel sorunlar
nedeniyle yapı denetimine özel bir ağırlık vermekte ve bu konuda
ciddi bir duyarlılık sergilemektedir.
Ege-Koop; inşaatın her aşamasında İnşaat
Mühendisleri Odası, Üniversitelerin İnşaat Fakülteleri ve Belediyelerle
yakın bir iş birliğini sürdürmektedir. Bu arada; sürekli beton
analizleri TSE yaptırmakta, kullanılan demir ve diğer malzemelerin
standarda uygun olup olmadığını test ettirmekte, jeolojik zemin
etüdünü önemsemekte, konut alanlarını tarım sahası dışında sert
zeminlerde seçmekteyiz.
Öte yandan; İzmir'de ilk kez kapsamlı
bir çelik villa projesini uygulamaya koyarak Güzebahçe'de en
ileri inşaat teknolojisini kullandık.
Ayrıca; İzmir'in jeolojik özelliklerini
ve deprem riskini belirlemek üzere Dokuz Eylül Üniversitesi
ve İstanbul Teknik Üniversitesiyle ortak bir projeyi yürürlüğe
koyarak Seferihisar Doğanbey Körfezi'nde geniş bir deprem araştırması
yaparak elde edilen sonuçları rapor halinde kamuoyunun ve ilgili
kuruluşların bilgisine sunduk.
Bunun yanında; paneller ve sempozyumlar
düzenleyerek bilim adamlarını, yerel yöneticileri ve konularında
uzman olan kişileri bir araya getirip depreme dayanıklı konut
üretimi, yapı denetimi ve yapı denetim firmalarının işlevi konularını,
Belediyelerle ilişkilerini ele alarak irdeledik ve dile getirilen
görüşleri kitaplaştırarak üniversitelere, belediyelere ve kütüphanelere
gönderip kamuoyunun bilgisine sunduk.
Tüm
bu duyarlılık, uygulamada gösterdiğimiz titizlik ve toplumu,
ilgilileri bilgilendirme çabamız; yapı denetimine verdiğimiz
önemin en çarpıcı göstergesidir. Fakat denetim İzmir'de uygulanırken
30 km mesafede Manisa'da kapsam dışında kalmasının mantığını
anlamakta zorluk çekiyoruz.
DENETLEYENİN
DENETLENMESİ
Yapı Denetimi yasal düzenlemeden ve kurumlaşmadan
önce bireysel bazda yapılmaktaydı. Ancak; 17 Ağustos Marmara
Depremi'nin yarattığı tahribat; yasal düzenleme ve kurumsallaşma
ihtiyacını gündeme getirmiş, devlet organlarını harekete geçirmiş,
kamuoyu baskısını arttırmış ve böylece denetim; yapı denetim
firmaları ve kamu kurumlarıyla ortak yapılmaya başlanmıştır.
Bu süreç; binalar konusunda bir envanter oluşmasına da neden
olmuştur.
Yapı Denetimi; mal ve can güvenliğimizi
çok yakından ilgilendirmektedir.
Yapı Denetimi alanındaki dedikoduları,
şaibeleri ortadan kaldırmak için alınması gereken önlemler;
ana hatlarıyla şöyle sıralanabilir:
*Yapı
Denetim firmaları, mutlaka etkili bir biçimde denetlenmeli,
ayrıca; denetleyenlerin denetlenmesi mekanizması da işletilmelidir.
*Yapı Denetim firmaları, kendi aralarında haksız rekabeti de
kapsayacak bir şekilde rekabete girişmemelidirler.
*Yapı Denetim firmaları, hiçbir şekilde müteahhitlerle parasal
ilişkiye girmemelidirler.
*Yapı Denetim firmaları, Belediyelerle ve ilgili kamu kurumlarıyla
sağlıklı bir işbirliği içinde olmalıdırlar.
*19 ilde uygulanan yapı denetimi uygulamaları Türkiye'nin bütün
bölgelerinde uygulanması gerekmektedir.
Sonuç
olarak: Yapı Denetiminin hesap verebilir, kurumsal, şeffaf ve
sorumluluk duygusuyla yerine getirilmesi; sağlıklı kentleşme,
mal ve can güvenliğimiz için yaşamsal bir önem taşımaktadır.