99 DEPREMLERİ YIL DÖNÜMÜNDE ISI YALITIMI
Atila Dinçer Mak. Müh.


TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Zorunlu Standardı, 14 Haziran 1999 tarih ve 23725 sayılı Resmi Gazete'de Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca yayınlanarak, 14 Haziran 2000 tarihinden itibaren tüm binalarda uygulanmak üzere yürürlüğe girmiş ve ülkemizde ısıtma enerjisi tasarrufu yönünden çok önemli tedbirler getirmişti. Yeni düzenlemeyle daha önceki kurallara göre, aynı tip bir binada yüzde 50'nin üzerinde enerji tasarrufu sağlanmıştı. Ancak uygulamada, yapı sektöründeki TUS uygulaması nedeni ile beklenen başarı sağlanamadı.

Şu çarpıcı istatistik, bu konuda ne derecede eksik kaldığımızı göstermektedir. ABD'de kişi başına yalıtım harcaması miktarı 1 m3/kişi, Avrupa'da 0,6 m3/kişi ve Türkiye'de ise 0,06 m3/kişidir.

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun bu konuda da devrim niteliğindedir. Yeni sistem, kurumlaşan yapı denetim şirketlerinde; asgari 12 yıl mesleki deneyime sahip makina mühendisleri ve yardımcı makine mühendisleri ile proje kontrolünden başlayarak, şantiyede fiilli kontrolle devam eden bir denetimi getirmiş; başta ısı yalıtımı olmak üzere, tesisatın her safhasında, yapı sahibi, ilgili belediye ve Bayındırlık ve İskân Bakanlığının yakın izlenmesi sağlanmıştır. Denetim sorumluluğu kurumsal olup, müteselsildir.

4708 sayılı Yapı Denetim Hizmetleri Kanun kapsamı dışındaki 62 ilde TUS uygulaması devam etmektedir. Yapı denetim kapsamı dışındaki illerde, yapım aşamasında TUS uygulaması gereği fenni mesullerinin inşaat ile ne derecede ilgilendikleri yaşanan deprem felaketleri ile su yüzüne acı bir şekilde çıkmıştır. Bu illerdeki inşaatlarda, sıva altında kalacak ısı yalıtımı ile kim ilgilenecektir.

Aslında, ısı yalıtımının ne kadar önemli olduğu, ömür boyu sürecek ve yalıtım için harcanan paraları çok kısa bir zamanda amorti edecek ekonomik kazançların ne derecede ciddi boyutlarda olduğunu, tüm vatandaşlara anlatmanın yol ve yöntemlerini bulmalıyız. Bireysel bilinçlenmeler ile elde edilecek enerji tasarruflarının sonuçta memleket ekonomisine sağlayacağı kazançlar yanında, azalan hava kirliliği nedeni ile çevreye katkısı aşikârdır.

İZODER'in yaptığı örnek çalışmada ele alınan binaya yalıtım uygulanmasıyla kazan maliyetinden bin 638 dolar tasarruf edildiği hesaplandı. Yalıtımsız binada ısıtma sistemi kurulması sırasında 3.781 dolar yatırım gerekirken, yalıtımlı binada yalnızca 1.427 dolar yatırım gerekiyor.

Yeri gelmişken, bir takım çevrelerin, "Yapı denetiminde yalnız taşıyıcı sistemin denetlenmesi yeterlidir" savına karşılık; yapı üretimini ve denetimin bir bütün olduğunu, yangın tesisatının, ilgili yüzlerce yapı malzemesinin ve ısı yalıtımının denetiminin kimler tarafından ve nasıl yapılabileceği sorusu cevapsız kalmaktadır. Memleketimizdeki enerji dar boğazı ve dışa bağımlılık bir yana; yalıtımsız yapılar nedeni ile senelik enerji kaybının 3 milyar dolar olduğu, karbon gazı salımı, sera etkisi, küresel iklimdeki olumsuz değişimler, susuz mevsimler, insanlık yaşamına ömür biçilmesi, tüm dünyanın gündemde iken; makine mühendisliğinin yapı denetimi sistemi dışına alınması önerileri ne derecede gerçekçidir.

11 Kasım 2004 tarihinde TMMOB İMO İzmir Şubesinin düzenlediği Yapı Denetimi Uygulamasında 4 Yıl Panelindeki Müsteşar Yardımcımız Sayın Mahmut Küçüğün konuşmasından: "….Kalite kültürü, güvenlik ve denetim olgusuyla ilgili yeni model tasarlamadan önce, yapı denetim sürecinin gelinen noktadaki durumunu, geçmişini değerlendirdikten sonra, bunun artık geriye dönüşü olmayan yol olduğunu daha iyi görmemiz gerektirmektedir…." Alıntısı, uygulanmakta olan yapı denetim sistemine zaman zaman yapılan haksız ve maksatlı eleştirilere yeterli cevabı vermektedir.

Yapı denetim sisteminin önünü açmak, etkinliğini arttırmak ve eksiklerini gidermek için; tüm yurdu ve kamu yapılarını da kapsayacak şekilde ve acilen düzenlenmesi zorunludur.


Yeni Asır 17 Ağustos 2009 Deprem ve Denetim gazetesi