Sayın Başkanım, Sayın Müsteşarım, Sayın Belediye Başkanım, Sayın Genel Müdürüm Yapı Denetim Komisyonu Üyeleri, Basınımızın saygın temsilcileri, Değerli Konuklar,
İMO ve İTO’ nun müşterek düzenlediği toplantıya hoş geldiniz. Yaklaşık 2 yıl önce bu salonda Sayın Müsteşarın da katıldığı “Yapı Denetim Uygulamasında 4 Yıl” (11.Kasım.2004) paneli yapıldı. Konuşmacılar görüşlerini açıkladı ve o zamandan beri yapı denetim şirketlerinin sorunları maalesef çözülemedi ve hatta daha da ağırlaştı. En önemlisi yapı denetim uygulaması kamuoyunda hakkettiği saygınlığı ve ciddiyeti kazanamadı. Diliyorum ki bu toplantıda yetkililer önerilerimizi duyar ve gerekli önlemleri alırlar.
Sayın Müsteşarım, değerli konuklar; Sanırım İzmir’ de faaliyet gösteren 53’ü İzmir’e kayıtlı 70 civarında yapı denetim şirketi var. Bunların 20’ ye yakını çevre illerde, Ankara ve İstanbul’ da olan (şube denetçiliği) yapan firmalardır. Bir firmada ortalama 20 kişi görevli olduğu savı ile sadece İzmir’de 1200 kişiye yakın veya daha çok sayıda meslektaşımız bu şirketlerden geçimini sağlamaktadır.
Mali açıdan güçsüz şirketlerin rekabet yüzünden ödeme sıkıntısında oldukları, ve iş alabilmek amacıyla fiyat kırımları yaptıkları ve bu kırımların %50’ leri geçtiğini duyuyoruz. Tabi ki bu durumdaki yapı denetim firmaları, bir süre sonra iş yapamaz hale geleceğinden kapanmak zorunda kalacak ve kötü örnek olacaklardır. Bunlarla mücadele etmek zorunda kalan ciddi çalışan, görevini tam yapan firmalar da zor durumda kalacaklardır. Sermayesi güçlü şirketler bu maddi sıkıntıları yaşamayacakları için denetim görevlerini daha rahat ve taviz vermeden yapacaklardır.
595 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname denetim şirketlerini sermayesine ve denetim alanına göre A,B,C sınıflarına ayırmıştı. Bu kararnameye göre grupları belli olan yapı denetim şirketleri kendi konumlarına göre, ofis büyüklüğü, mal varlığı, şirket üzerindeki araç sayısı, ve nakit sermayesine göre gruplanacağından üstlendiği yapı denetim hizmetlerini daha rahat ve güvenli yapılmasını sağlayacak idi. O zaman rekabet alanları azalacağından şirketler tenzilat gibi şirket karlarını düşüren, denetim hizmetini aksatan, güçsüzleştiren durumlara düşmeyeceklerdi. Alt grupta kurulan bir şirket eğer büyümek istiyorsa istenilen şartları sağlayacak ve üst gruplara geçebilecekti. Bu uygulamanın tekrar değerlendirilmesini talep ediyoruz.
Sayın Başkan, değerli Müsteşarım, değerli konuklar, bizler T.Ticaret Kanunu çerçevesinde kurulan ancak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı denetiminde iştigal konusu sadece yapı denetimi olan şirketleriz. Yani diğer ticari şirketler gibi bir iş dalından yaptığımız maddi zararı başka bir iş dalında kazanma şansımız yoktur. Biz tek bir amaca hizmet eden bir anlamda kamu görevi yapan şirketleriz. Bizlerin yaşaması sizlerin getireceği çözüme bağlıdır.
İleride çıkması muhtemel yapı sigortası güvencesi yapı denetim şirketlerinin amaç hanesine ilave edilmelidir. Sigorta şirketleri reasür ortakları yapı sigortası riskini üstleneceğinden işini ciddi yapan denetim firmalarını tercih edecek yapı sahipleri de işini ciddi yapan denetim firmalarına iş verecektir. Bu da çok sayıda ve zayıf kapasiteli yapı denetim şirketinin kurulmasını önleyecektir. Ekipman, ofis ve sermaye yapısı güçlü yapı denetim firmaları bünyesinde daha çok uzman mühendis ve mimar bulunduracağından denetim hizmeti de en üst düzeyde olacaktır. Bunun örneklerini Fransa, İngiltere ve Almanya gibi AB ‘ye üye ülkelerde görmekteyiz.
Avrupa Yapı Denetim Konsorsiyumunun merkezi olan İngiltere’den örnek verecek olursak;
I. İngiltere’ de yapı denetim hizmetleri iki şekilde verilmektedir:
A. Onaylı denetmen firmalar ve kişiler tarafından verilen yapı denetim hizmeti,
B. Yerel yönetimlerin sunduğu yapı denetim hizmetleri,
A. Yapı denetimi onaylı bir denetmen firma tarafından gerçekleştirildiğinde: Projelerin kontrolü ve binanın denetimi bu firma tarafından yürütülür.Bu uygulama-da Yapı sahibinin ve denetmen firmanın, yapılması planlanan yapıyı yerel otoriteye bildirmesi ile projenin kontrolü ve inşaatın denetimi denetmen firmanın sorumluluğuna geçer.
Buna göre, denetmen firma aşağıda belirtilen faaliyetleri gerçekleştirir:
a) Bina yapım yönetmeliğinin söz konusu yapıyı nasıl etkileyeceği konusunda yapı sahibini bilgilendirir.
b) Projeleri kontrol eder.
c) Bina sahibinin talep etmesi durumunda plan sertifikası yayınlar. Bu sertifika bina projelerinin bina yapım yönetmelikleri ile uygunluğunu belgeler.
d) İnşaat sırasında binanın denetimini yapar.
e) İnşaat sona erdiğinde denetmen nihai sertifika yayınlamakla yükümlüdür. Bu sertifika; ilk alanda belirtilen yapım işinin sonlandığını ve yapım sırasında binanın denetlendiğini belgeler. Denetmen firma yapılan inşaatın bina yapım yönetmelikleri ile uygunluğu hakkında şüphe taşıyorsa, nihai sertifika vermez ve bina sahibi denetmen firmanın bu konuda önerdiği değişiklikleri yerine getirmez ise, denetmen firma konuyu yerel otoriteye bildirir.
B. Yerel yönetimlerin sunduğu yapı denetim hizmetleri:
Yapılmakta olan inşaat hakkında denetmen firmanın çekinceleri varsa ve konu başvuru sahibi ile yapılan görüşmeler ile aşılamıyorsa; denetmen firma yayınlamış olduğu (ilk ilanı) iptal ettiğini yerel otoriteye bildirir. Bu ilanın iptal edilmesiyle denetmen firmanın inşaat üzerindeki denetim sorumluluğu ortadan kalkar.
Bu gibi durumlarda çoğunlukla yapı denetim işleminin geri kalanı yerel otorite tarafından yürütülür. Yerel otorite, başvuru sahibinden inşaat projelerini isteyebilir ve gerçekleştirilen denetim için (REVİZYON ÜCRETİ) adı altında ücret talep eder. Yerel otoriteler ile birlikte onaylı denetmenlerin de yapı denetimde yer alabilmesi sektörü rekabete açmıştır. İngiltere’ de 1985 yılında onaylı denetmenlere yetki verilmesiyle ulusal geçerliliği olan ortak bir onay prosedürünün oluşturulması, bu sayede etkinliğin arttırılması sağlanmıştır.
II. İngiltere’de Yapı Denetim Firmalarının Yapısı ve Sektördeki Sorunlar
İngiltere’de faaliyet gösteren firmaların arasında 15 firma seçilmiş ve kendilerine yapı denetim firmalarının yapısı ve sektör ile ilgili sorular yöneltilmiştir. Görüşmeler sonucunda şu bilgiler edinilmiştir.
İngiltere’de lisanslı denetmenler yapı denetim için yetkilendirilmiş firmalardır. Lisans alabilmek için gerekli koşulları yerine getirmeleri gerekmektedir. Lisans süresi 5 yıldır.
a) Özel şirketler açısından problemler: Yapı denetim yetkisinin Yerel otorite ve özel şirketler arasında paylaşılması açısından bazı problemlerin mevcut olduğu bildirilmiştir. Özel şirketler, hukuksal açıdan daha farklı bir yapıya sahiptirler. Özel şirketlerin sözleşmeden doğan yükümlülükleri bulunmaktadır, müşteriler bunu kullanarak dava açabilmektedirler.Yerel otoritelere dava açabilme hakkı ise ancak şahsi kusur veya hata sonucu doğmakta, özel şirketlere daha kolay dava açılabilmektedir.
b) Yönetmelikle ilgili bazı problemler: İngiltere’nin imar kanunu ve ilgili yönetmeliklerinde yapı denetim ile ilgili olarak zorunlu koşullar getirmek yerine fonksiyonel bir bakış açısı kullanılmış ve yetki pek çok durumda profesyonel otoriteye bırakılmıştır. Bu durum yapı denetim yetkililerinin zaman zaman inisiyatif kullanarak karar vermelerini gerektirmektedir.
Örneğin yönetmeliğin bir bölümünde engellilerin binalara giriş ve binayı kullanım konusunda kişinin binaya kolayca girmesi koşulu mevcuttur. Engellilerin, giriş katından ilk kata ulaşımının sağlanması gerekmektedir. Bu durumda mevcut merdiven dışında binaya bir asansörün de eklenmesinin gerekli olup olmadığı kararı denetmenler tarafından verilmektedir.
Ayrıca denetimler sırasında itfaiye müdürlüğünden alınan danışmanlık sürecinde problemler yaşanabildiği bildirilmiştir. Son karar denetmenler tarafından verilmesine rağmen gerektiğinde itfaiye müdürlüğü yangın güvenliği için uygun detaylar talep ettiğinde denetmenler bunu yaptırmak zorunluluğundadır.
Yerel otoriteler ile birlikte onaylı denetmenlerin de yapı denetiminde yer alabilmesi sektörü rekabete açmıştır. Rekabet ortamının denetim sektörüne avantaj getirdiği yönünde görüş bildirilmiştir. Bu uygulama 1985 yılından beri etkinliği arttırılarak devam ettirilmektedir.
III. Avrupa Yapı Denetim Konsorsiyumu:
Bu panel için yapılan araştırmalar sırasında Merkezi İngiltere’de olan “Avrupa Yapı Denetim Konsorsiyumu”(CEBC) ile iletişime geçilmiştir. CEBC yapı denetim mesleğini Avrupa çapında temsil eden bir kurumdur. Bu konsorsiyum 1989’ da AB komisyonu ve İngiltere’ deki Yapı Denetim Enstitüsünün girişimleriyle kurulmuştur. Kurumun üyeleri yapı denetim, sağlık ve güvenlik konusunda yasal çerçeveden sorumlu kamu kuruluşları, meslek birlikleri, kurumlar ve özel şirketlerden oluşmaktadır.
İtalya, Yunanistan ve Fransa dışındaki tüm Avrupa Birliği Üyeleri Konsorsiyumun web sitesinde Fransa ve İtalya’ dan bazı kuruluşların üye olarak görünmesine rağmen Konsorsiyum Başkanı David Smith ile yapılan görüşmede bu üç ülkenin üye olmadığı öğrenilmiştir. Ayrıca Smith’ten aşağıdaki bilgiler edinilmiştir.
İngiltere’ de yapı denetim ile görevli 40’ ın üzerinde onaylı denetmen firma faaliyet göstermektedir. 1997’ den itibaren İngiltere’ de özel sektördeki yapı denetim firmalarının sayısı artışa geçmiştir. 4500 yapı denetçisinin yaklaşık 1000 tanesi özel sektörde çalışmaktadır. Yapı denetim ile ilgili yaşanan en büyük problem yoğun iş yüküne karşılık sektördeki kalifiye uzman sayısının yeterli olmamasıdır. Yapı denetim firmaları genelde bir genel müdür ve kalifiye uzmanlardan oluşmaktadır. Bir denetmenin gerekli profesyonel nitelikleri edinmesi uzun ve zor bir süreçtir ve bu süreç 5 yılı alabilir.
CECB’den şubat 2005 tarihli yapı denetim uygulamalarını inceleyen ve karşılaştıran bir rapor elde edilmiştir. Rapor, 16 ülkeden (Avusturya, Belçika, Hırvatistan, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İrlanda, Litvanya, Hollanda, Norveç, Polonya, Slovenya, İsveç, İngiltere) gelen veriler ile oluşturulmuştur. Bu raporun ilgili bölümleri aşağıda sunulmaktadır.
IV. Avrupa Yapı Denetim Konsorsiyumu (CEBC) “Avrupa’da Yapı Denetim Sistemleri Raporu”
Rapora göre son 20 yıl içerisinde Avrupa’daki yapı denetim sistemlerinde önemli değişiklikler yaşanmıştır. Geçmişte, pek çok Avrupa ülkesinde yapı denetimi yerel otoritelerin sorumluluğu altındaydı. İnşaat ruhsatının/izninin verilmesi yapım aşamasında denetimler, bitiş sertifikalarının verilmesi ve binanın imar yönetmeliklerine uygunluğunun sağlanması gibi faaliyetleri, günümüzde kısmen serbestleştirilmiştir. Bu serbestleşme daha çok imar yönetmeliklerinde belirtilen koşulların olduğu biçimde kalması ancak kontrollerin azaltılması olarak gerçekleşmiştir. Bu araştırmalar sonucunda şu bilgiler elde edilmiştir:
Planlama ve İmar Durumu:
Bir binanın yüksekliği, arsa sınırlarına ve diğer binalara olan mesafesi binanın kullanım şekli gibi konuların denetlenmesinin bir bölümünden yapı denetim otoriteleri, bir bölümünde de özel planlama departmanları sorumludur. (Bu departman da yerel otoritenin bünyesindedir. ) Bu konudaki kontroller genel olarak yerel otorite tarafından yapılmakta, özel denetmenler ya da özel denetim firmaları bu faaliyetlerin dışında kalmaktadır.
Teknik Gerekliliklerin Kontrolü:
Genel planların onaylanması ve inşaat izni verilmesi 3 istisnai örnek dışında hala yerel otoritelerin sorumluluğundadır. Örneklerden ilki İrlanda’dadır. İrlanda’da bu iş için ayrı bir kurum görevlendirilmiştir. İkinci örnek İngiltere’de ise sürece, özel yapı denetim firmaları da katılabilmektedir. Üçüncü örnek ise planların ve teknik detayların yerel otoriteler tarafından onaylanmasından sonra kontrolün önemli bir bölümünün bağımsız özel denetmenlerin sorumluluğuna bırakılmasıdır. Bu uygulama başta Almanya olmak üzere Avusturya, Norveç, Hırvatistan ve Slovenya’ da mevcuttur.
İnşaat Sırasında Yürütülen Kontroller:
Araştırmanın yapıldığı ülkelerin çoğunda inşaatın başlangıcının yerel otoriteye bildirilmesi gerekmektedir. Yürütülen projenin ölçütüne bağlı olarak bazı durumlara inşaatın önemli evreleri ile ilgili olarak da yerel otorite bilgilendirilir. Her ülkede inşaat esnasında kontrollerin sıklığı ve organizasyonu konusunda farklılıklar görülmektedir.
Denetimlerin yerel otoritelerin görevlileri tarafında yürütüldüğü ülkelerde inşaat sırasındaki denetim ancak gerekli görüldüğü durumlarda (projenin büyük ve kompleks bir binayı içermesi gibi) yapılır. Danimarka ve İngiltere gibi onaylı özel denetmenlerin olduğu ülkelerde denetim, bu kişiler tarafından yapılabilmektedir. Fransa’da da bu kontrollerden sadece özel denetmenler sorumludur.
Binanın tamamlanması:
Bir çok ülkede bitiş sertifikaları hala kullanılmaktadır. Sadece 5 ülkede (Avusturya, Almanya, Litvanya, Polonya ve Slovenya) bina sahibi müteahhit veya mimarın binanın tamamladığına dair ilanı yeterli gelmektedir. Bu uygulama bazı bina türleri için geçerlidir.
Fransa’da ise bitiş sertifikaları özel denetmenler tarafından verilmektedir. Ve sadece kamu binaları için zorunludur. Diğer binalar için de sigortada kullanmak amacıyla sertifikalar verilebilmektedir.
Sonuçlar:
Araştırmanın gerçekleştirildiği Avrupa ülkelerinde yapı denetim faaliyetlerinin birbirleriyle oldukça benzer özellikler gösterdiği gözlenmektedir. Yapı Denetiminde yerel otoritelerin yanı sıra özel firmaların ve denetmenlerin varlığı gözlenmektedir.
Bu uygulamanın en kapsamlı olarak görüldüğü ülkeler:
Belçika, Danimarka, Fransa, İrlanda ve İngiltere’dir. Bu veriler sonucunda varılabilecek sonuç yapı denetim sektöründe faaliyetlerin özelleştirilmesine yönelik genel bir eğilim varlığıdır. Bu eğilim iki şekilde gözlenmektedir:
1- Yerel otoriteler yapı denetim görevini bağımsız kişilere devrederler ancak genel olarak süreci yönetmeye devam ederler
2- Özel denetim kurumları veya özel onaylanmış denetmenler süreçte görev alırlar
Sunmuş olduğum AB Üyesi ülkelerdeki yapı denetim uygulamaları çerçevesinde, ülkemizde de, yapı denetim şirketlerine daha çok sorumluluk verilmesini ve yerel otoritelerden doğan bürokrasinin azaltılmasını istiyoruz.
Sayın Müsteşarım ve sayın genel müdürüm ve sayın yapı denetim komisyonu üyemiz, son olarak İzmir’deki uygulamalardan kaynaklanan haksız bir rekabetten söz etmek istiyorum :
Vakıf veya Üniversite arazisi üzerine “Kar amaçlı ve Yap-İşlet-Devret Sistemiyle” yapılan binalarda yapıların denetimsiz imal edildiğini görmekteyiz. Bu tür binaların, ilgili idarelerce, resmi yapı olduğu gerekçesi ile yapı denetim kanunu kapsamı dışında kaldığı söylenmektedir.
Halbuki şahıs veya şirket arazisine yapılan aynı amaç ve tipteki inşaatlar, 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanununa tabi tutulmaktadır. Bu durumda, yukarıda belirtilen resmi yapılarda uygulanan sistem Anayasanın Eşitlik ilkesine aykırı olmaktadır.
Bunun gibi kamudan ve TMSF’ den satılan binalar ve özel inşaatlar, kamu binası iken alınan tadilat ruhsatlarıyla inşaatlarına devam ediyorlar. Yerel yönetimler bu konuları bakanlığınızla paylaştıklarını sanıyorum. Eğer paylaşılmıyorsa bunun kontrolünü kim hangi yasayla yapıyor. Bunun sorumlulukları var mıdır? Yine TOKİ’ nin Uzundere toplu konut projelerinde sözleşmeli kontrollük firmaları görev yapmaktadır. TOKİ adına yapılan özel sektör firmalarının projelerinde 4708 sayılı yasa uygulanmaktadır. Bu çelişki değil midir? Bu konulara açıklık getirirseniz seviniriz.
Sayın başkan , değerli konuklar bu kısa zaman dilimi içerisinde Yapı Denetim Şirketlerinin ticari sorunlarını ve çözümlerini sunmaya çalıştım. AB üyelerindeki Yapı Denetim Şirketlerinin çalışma koşullarına örnekler vermeye çalıştım. Umuyor ve diliyorum ki değerli yetkililer bunları değerlendirir ve sorunlarımızın çözümüne yardımcı olurlar. Bizlerde yapı denetim şirketlerimizi daha güçlü, donanımlı ve daha iyi hizmet üreten bir konuma getiririz. Hep birlikte, eleştiren değil, öneri getiren ve çözüm üreten bir şekilde çalışmalıyız.
İzmir Ticaret Odası 71. Komitesi adına yaptığım sunumu ilgiyle dinleyen herkese teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.
23.11.2006
İTO 71.KOMİTE ÜYESİ
AVRASYA YAPI DENETİM A.Ş.
YÖN. KRL. BŞK.
ŞEREF ALİ GÜNDURU
|