
Burada konuşmacı arkadaşların çok ufak tefek nüans farkları dışındaki bütün sözlerine kalben inanıyorum. Çözümleri konusunda ortaya konan usul ve esaslarda veya çözüm tarzlarında belirli farklarımız olabilir. Bunu beyan ederek bir iki konuyu açıklamak istiyorum Şimdi bu karşılaşılan dar boğazlarla ilgili olarak 2005 yılının başından itibaren yapı denetimle ilgili görevler genel müdürlüğümüze verildi. Daha evvel TAU tarafından yürütülüyordu. 2005 ten itibaren yapı denetim firmaları yetkilileri, birlik temsilcileri ile birlikte çeşitli zamanlarda, aksayan hususlarla ilgili toplantılar yaptık. Bu toplantılarda ortaya konan hususların bir kısmı bizim irademizle bir kısmı belki yerel yöneticilerin eliyle, düzeltilmesi mümkün olan işlerde biz uzun zamandır sıkıntıda olan bazı hususları gecikmeli de olsa en son zannediyorum dördüncü yada beşinci ayda bir genelgeyle aksayan hususları ortadan kaldıracak çalışmalar yaptık. Bunun yeterli olmadığını biliyoruz. Bu hakikaten geçmişte hepimizi çok üzüntüye boğan, belki asrın felaketi, asrın küçük kıyameti olan Marmara depreminden sonra ortaya çıkması ve bunun sonuçlarında bütün milletimizi derin üzüntüye boğması sonucu, alel acele demeyeyim de öncelikle emniyete ağırlık veren bir yasa tarzında çıkardık. Hâl böyle olunca uygulama sırasında ortaya çıkan bu yanlışların düzeltilmesi hukuki temele oturtulması, maalesef ülkemizdeki bunu bir dert olarak söylemiyorum, gerçek olarak söylüyorum, bürokratik gecikmeler siyasi iradeyle ilgili bağlantılarda gecikmeler oldu. Bu sıkıntıları ortadan kaldıracak bir yeni, tüm ülke sathına yayacak Yapı Denetim Yasası yeniden hazırlandı. İlgili kurum ve kuruluşların görüşlerine gönderildi, görüşler geldi, başbakanlığa ilettiğimizde bakanlık olarak belirli bir müddet orada tutulduktan sonra şu anda gerekçelerini bilmediğimiz yada bazı ilaveler istendiği için zannediyorum, bakanlığımıza yasa tasarısı geri iade edildi. Biz bununla ilgili çalışmalarımıza süratle başladık. Ancak yeni yasa tasarısının, işte kanunlaşması sürecinin uzun olacağını düşünerek mevcut yasada öngörülen hususlarla çok ters olmayacak veya çakışmayacak tarzda uygulamalarda rahatlık getirebilecek bir yönetmelik hazırlayalım dedik. Bu yönetmelik çalışmalarını ilgili bütün kurumlarla yaptık, fakat ağılıklı olarak yapı denetim firmalarıyla yaptık. Son aşamada, son düzeltmeler yapılıyor. Zannediyorum aralık ayı içinde, bir aksilik olmazsa yönetmeliğimizi yayınlama durumuna ulaşacağız. Bu yeni yapı kanunu taslağında biz temel olarak şöyle dört beş tanesini söyleyeyim. Aslında bütün meslek gruplarına ifade ediyorum, üzülerek ifade edeyim bir çok ülkede kanunlar çok kısa yapılır yani o kanun çıkması amacı neyse insanlar o duyguyu taşıdıkları için kısa maddelerle özetlenen hususların çok teferruatlı olarak noktasına virgülüne kadar yazılması gibi bir konu yoktur. Ama Türkiye’mizde maalesef bütün kanunlarda olduğu gibi bu kanunda da ileride menfaat gruplarının şahsi, siyasi ne derseniz deyin buna, çıkarlarını öne çıkartmak için oradaki virgülün olmayışından cümlenin tamamlanma noktasının işte bu menfaati sağladığı noktasından hareket ederek kanun farklı yorumlanıyor. Biz biraz da zannediyorum İnşaat Mühendisleri Odası temsilcisi arkadaşım söyledi, sanki yönetmelik yazar gibi kanun yazıyoruz. Biz de kendimizi çok tenkit ettik, yazmayalım dedik ama sonuçta yazma gereğini, maalesef ülkemizin sosyal yapısı itibarıyla bu güne kadar olan çalışmaların işleyişi itibarıyla bu değerlerin yazılması gerektiği bir kanaat oluştu. Biraz uzun bir kanun taslağı oldu. Bunda bir kere 81 ile yaygınlaştırılmasını öngördük. İhtiyaç duyulması halinde yapı denetim kuruluşlarının kamu yapılarının da denetimin görevini üstlenebilmesi konusunu koyduk. Mevcut kanunun uygulanması sırasında yaşanan aksaklıkların giderilmesi için yapı denetim kuruluşları birliğinin kurulması öngörüldü. Yapı denetim işlerinin bir merkezden ve belirli kriterlere göre elektronik seçimle dağıtılması hususu getirildi. Yapı denetim firmaları ve yapı denetçilerinin görev yetki ve sorumlulukları yeniden tanımlandı ve merkezden götürülmesinin zor olduğunu hepiniz takdir edersiniz, o zorluğu yaşıyoruz, Yapı Denetim Komisyonunun illerde de il yapı denetim komisyonu kurulması şeklinde düzenlemeler yaptık. Dolayısıyla bu düzenlemeler bu işlerin doğru yürümesi için yeterli olacak mı? Sayın müsteşarımızın dediği gibi hangi kanun getirilirse getirilsin sonuçta onu uygulayan insandır. Eğer insanın art niyetini engelleyecek bir duyguyu bedeninde, zihninde yaşatamazsanız insanlar yanlış yapmaya her zaman devam edeceklerdir. Nitekim ülkede hırsızlarla ilgili kanun vardır, cezalar da vardır, açıktır, hırsızlık devam eder. İnsan öldürmeyle ilgili hükümler vardır, cezalar vardır ama insanlar öldürülür. Yapıyla ilgili hükümler vardır, bu hükümlere uyulmaz. Bunun uyulmama gerekçelerini hem belediyedeki arkadaşımız hem yapı denetim firmalarının temsilcisi olan arkadaşımız, şube başkanı arkadaşımız atladı, değinmeden geçtiler. Karşılıklı menfaat ilişkilerinin, şöyle söyleyeyim Bayındırlık bakanlığı işte belediye, mal sahibi, müteahhit, yapı denetim şirketi sahibi gibi en az beş tane menfaatlenen grup var. İşte bu menfaatlenen grupların kanunlarla verilen yetkilerini iyi takip edemezsek ki edemedik bu ortaya çıkıyor. Ne kadar iyi niyetli olursanız olunuz bazı şeyleri elinizden kaçırıyorsunuz veya karşı tarafın kendi alanındaki bu menfaatleşme hususunu bir şikayet olana kadar göremiyorsunuz. Bu itibarla öncelikle ben buradaki bütün arkadaşlarımdan şunu istirham ediyorum. Keşke Marmara depremindeki yıkımları gözlerimizle tekrar görebilseydik o anı bir daha yaşasaydık ve o duyguları yaşayan insanların bundan sonra yapılacak yapılarda çocuklarımızın, kardeşlerimizin, annelerimizin, babalarımızın veya bütün canlı varlıkların yaşadığını bilerek sorumluluklarının ona göre üstlenmeleri gerekirdi. Bu dünyadaki mal bu dünyada kalıyor başka bir tarafa gitmiyor. Yani çok fazla kazanmakla bir yerlere bir şey götüremiyorsunuz. Bu duygu ile arkadaşların yaşamalarını istiyoruz. Allah göstermesin ölenler çocuklarına sorulur. Feryat ettiğinizde feryadınız boşa gider. Bunun için bunu sadece ek görev gibi yapmayalım yani müteahhitle olan ilişkilerinizden, o paraya gerekiyorsa art niyetli paraya itibar etmeyelim. Biz mümkün mertebe bir bakanlık olarak kamunun bizatihi bu işin içinde devamlı direk bütün varlığıyla olması taraftarı değiliz. Yani İzmir’deki bir yapı denetim şirketinden firmaların takibi açısından Bakanlık olarak, biz hep devamlı bunları gözleyip onlarla yazışma yapalım, onlardan bilgi toplayalım gibi bir duyguda değiliz. Biz istiyoruz ki sorumluluğu üstlenen her yetkili, her kuruluş, her birim sorumluluğu çerçevesinde işini görecek. İmza atmasın, evrak atmasın, bu arada bundan sonra bir şey daha ekleyip sözlerimi tamamlamak istiyorum. Şimdi Yapı denetim firmaları şirketleri ile ilinde ve merkezde bağlantı kurulabilecek, beton santralinden beton harcının çıktığından inşaat noktasına gittiğinde, ilgili belediyesine, ilgili il müdürlüğüne ve merkeze ulaştırabilecek bir sistemi oluşturuyoruz. Bu sistemin yeni ihalesini yaptık, biraz para konusunda sıkıntılarımız vardı onları bulduk. Muhtemelen yıl sonuna yetişmeyecek ama herhalde önümüzdeki yılın ortalarında beşinci veya altıncı ayda bu sistemi aktif devreye sokabileceğiz. Yani yapı denetim firmalarının merkeze çok daha sıklıkla, çok daha yazışma şartlarını ortadan kaldırmış olacağız. Şimdilik bu duygularla beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. Bu arada sayın müsteşarım, zannediyorum yine konuların bir kısmına değinecek ama sorulan sorular çok fazla, onlara kısa cevap vermek soruların ne istediğini anlatamama gibi durumu ortaya çıkarır. Sayın başkanım eğer uygun görürseniz biz bunların bir kısmına veya tamamına sizin aracılığınızla cevabımızı iletiriz. Bu arada son olarak yapı malzemeleri konusunda sizi aydınlatmak istiyorum ilerdeki günlerde, aralık ayı içinde olabilir. Yine ticaret odası vasıtasıyla size yapı malzemeleri üreticileri ile bir toplantı yapmayı düşünüyoruz, bunu hedefledik. Bu toplantıda ülkemizde yapı sektörü ile ilgilendiren çok önemli bir husus var. Yapı sektöründe kullanılan yapı ürünleri aşağı yukarı 600’e yakın. bunların kullanımı ile ilgili yeni statüler oluştu. Avrupa Birliği mevzuatı çerçevesinde aşağı yukarı 280’e yakın, yapıda kullanılan ürün CE damgasını alacak şekilde çalışmalarımızı sonuçlandırdık. Bunun dışında kalan ürünlerle ilgili olarak da 300 civarında, bunlarda güvenli malzeme adı altında yeni düzenlemelere gitmekteyiz. Yapı denetim şirketleri inşallah ilerde piyasa denetimi noktasında, Bayındırlık bakanlığına verilmiş olan bu görevin bir kısmını yapı denetim firmaları tarafından yürütülmesi konusunda da çalışmalarımız sürmektedir. Sadece binanın statik olarak ayakta kalmasını sağlayacak kısmı değil mimarlar odası temsilcisi arkadaşımız söyledi, tabii bir bina fiziği ile de vardır. Bu itibarla bakanlık olarak öncelik ayakta durması idi. Bu büyük bir ekseriyetle sağlandı ondan sonrasının bir kısmı da bu yapı malzemesi konusuna giriyor, ondan sonraki çalışmaları da müştereken yapacağız. Teşekkür ediyorum