
YAPI DENETİMDE ALTI YIL
Sayın Müsteşarım, Sayın Genel Müdürüm, Sayın İl Müdürüm, Sayın Başkan değerli katılımcılar hepiniz hoş geldiniz. Bu denli önemli bir konunun aynı platformda ikinci kez konuşuluyor ve tartışılıyor olmasına vesile olan İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesine ve İzmir Ticaret Odasına huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum.
Yapı Denetiminin ne denli gerekli ve önemi olduğu hepimiz tarafından biliniyor. Bunun kabulüyle bugün yapacağım konuşmanın çerçevesini, yapılan incelemeler, etkin denetimler ve sonucundaki tespitlere dayanan ilimiz mevcut durum analizi ve değerlendirmesinin oluşturduğunu belirtmek isterim. Yani Yapı Denetim sisteminin işleyişinde İzmir’in durumu nedir? Şimdi bu soruya yanıt bulmaya çalışacağız.
Gerçekçi bir değerlendirmeye ulaşabilmek için konuşmamın içeriğini oluşturacak iki ayrı çalışma yapılmıştır. Bunlardan birincisi Yapı denetim Sisteminin uygulanmasında yer alan ilgili tüm kurum ve kuruluşların beyanlarına, ikincisi ise Müdürlüğümüzce yapılan inceleme ve denetleme sonuçlarına dayanmaktadır.
Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü olarak; Yapı Denetim Sisteminin önemli aktörlerinden olan ildeki tüm Belediyelere, Yapı Denetim Kuruluşlarına, ilgili meslek odalarına, 13 Eylül 2006 tarihli yazımızla, Yapı Denetim Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerin Uygulanması sürecinde yaşanan sıkıntı ve sorunların bildirilmesi istenmiştir. Öncelikle cevap veren tüm kurum ve kuruluşlara böylesine hassas bir konuya göstermiş oldukları ilgi ve katkılarından dolayı teşekkür ederim.
Gelen cevabi yazılar incelendiğinde; İl genelinde toplam 89 adet belediye bulunmasına karşın maalesef sadece 30’undan cevap alındığı görülmüştür. Üzülerek belirtmek isterim ki bu durum, kentimizdeki belediyelerin konuya ne denli duyarlı olduklarının bir göstergesidir. Ayrıca cevap veren Belediyelerin 18’i ise yapılaşmalara ilişkin inşaat alanlarının 200 m2 altında olması nedeniyle Yapı Denetim Kanununun uygulanmadığını belirtmişlerdir.
Diğer taraftan uygulamaları ve sistemi değerlendiren ilgili meslek odaları ve Yapı Denetim Kuruluşlarının bu çalışmamıza tam katkı sağlamış olduklarını da belirtmek isterim.
Bize ulaşan yazılı tüm beyanlara genel hatları ile bakıldığında uygulamaya esas belirtilen sıkıntıların genellikle ilgili idareler ve yapı denetim kuruluşlarından kaynaklandığı ifade edilmektedir. Dolayısıyla bu çalışmamızda beyanlar esas alındığından sıkıntılar iki ana başlık altında toplanmıştır. Öncelikle bunları paylaşalım ki ilgili ağızlardan hangi sorunlar ortaya konmuş bilelim.
YAPI DENETİM KURULUŞLARINDAN KAYNAKLANAN SIKINTILAR:
1- (Yapıya İlişkin Bilgi Formlarının yanlış düzenlendiği.)
Yapı Denetim Kuruluşlarının, üstlendikleri denetim işleri ile ilgili gerek inşaat alanı hesaplarının gerekse yapı sınıflarının belirlenmesinde ilgili Kanunları yanlış yorumlayarak Belediyelerden ön onay almadan yaptıkları hatalı tespitleri YİBF rına aktardıkları ve dolayısıyla sürekli YİBF değişikliğine sebep olunduğu.
2- (Maddi Kaygılarla Verilen Teknik Tavizler.)
Yapı Denetim Kuruluşlarınca, yapı sahibinin proje harici taleplerine olumlu bakılarak teknik tavizler veriliyor olmasından dolayı İdare ile yapı sahibinin karşı karşıya getirilmesine neden olunduğu vurgulanmıştır.
3- (Rekabetten Kaynaklanan pazarlıklar.)
Yapı Denetim Kuruluşları arasında farklı bir rekabet ortamı yaratılmış olduğu ve denetim ücretlerinde, belgelenemeyen ancak %30’lara varan ciddi indirimlerin söz konusu olduğu. Bu durumun yapılan denetimin kalitesini ve güvenirliliğini etkilediği ifade edilmiştir.
4- (İnşaat Ruhsatı aşamasında proje onamaları.)
Onaylı İmar planlarındaki yapılaşma koşullarına, verilen imar durumlarına ve yürürlükteki imar mevzuatına uygun olmayan proje onamaları yapıldığı ve bu yönüyle Yapı Denetim Kuruluşlarının ilgili idarelere karşı olan sorumluluklarını yerine getirmedikleri öne sürülmüştür.
5- (Seviye tespit oranlarının eksik/fazla olarak bildirilmesi.) Gerek iş bitirme gerekse hizmet süresi içerisinde Yapı Denetim Kuruluşlarınca yapılan seviye tespitlerinin ve yıl sonu tespitlerinin, idarelerce yapılan tespit kontrolleri ile uyumlu olmadığı ve Yapı Denetim Kuruluşlarının bu konuda yeterince hassasiyet göstermedikleri vurgulanmıştır.
6- (Laboratuar deney sonuçlarının zamanında bildirilmemesi.)
7- (Yıl sonu tespitleri ve iş bitirme tutanaklarının süresinde bildirilmemesi.)
8- (Yapı mahallinde denetim eksikliği.)
İLGİLİ BELEDİYELERDEN KAYNAKLANAN SIKINTILAR:
1- (İdareler arasındaki uygulama farklılıkları.)
Özellikle yapı inşaat alanı hesaplarındaki kabullerin farklı olduğu, Kanunların farklı yorumlandığı ve Belediyeler arası birlikteliğin olmadığı, bunlara bir tanımlama getirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca burada bahsedilen inşaat alan karmaşasının, 5205 sayılı yasa uygulamasında da yaşandığı vurgulanmıştır.
2- (İnşaat Ruhsatına esas evraklarda birliktelik sağlanamıyor olması.)
Her Belediyede farklı evrak listeleri düzenlenerek ruhsat sürecinde zaman kaybına sebebiyet verildiği belirtilmektedir.
3- (Hakedişlere esas istenen evrak listesinde standardın sağlanamadığı.)
4- (Hakedişlerin ilgili idarelerce zamanında onaylanmaması.) dır.
5- (Kayıt ücreti talepleri.)
Bazı ilgili Belediyelerin serbest meslek elemanları gibi Yapı Denetim Kuruluşlarının belediyelerine kayıt yaparak her sene kayıt ücreti talep etmekte olduğu.
6- (Belediyelerce hakediş bedellerinin kısmi taksitler halinde ödenebilirliğinin uygulanmaması)
Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinin 5.maddesi ile Yönetmeliğin 14 ve 15.maddelerinde hakediş bedellerinin kısmi taksitler halinde ödenebileceği belirtilirken bazı idarelerce mal sahibi ile Yapı Denetim Kuruluşları arasında ek sözleşmeler yapılması istendiği belirtilmektedir.
İkinci çalışmamız ise ki bu çalışmanın oldukça önemli bir veri olacağını düşünüyorum Bakanlığımızın vermiş olduğu yetkiye dayanarak elimizdeki resmi verilere göre özellikle 2004 yılı başından itibaren Müdürlüğümüzce yapılan inceleme ve denetlemeler sonucundaki saptamaları kapsamaktadır.
Yapı Denetim Kanunu ve ilgili yönetmeliklerin uygulaması ile ilgili olarak Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünce yapılan saptamalar:
İmar yasasının yapı denetimi ile ilgili kabul edilebilecek maddeleri bir arada düşünüldüğünde iki aşamalı bir denetim öngörülmüştür. İlk aşamada yapının imar ve proje açısından denetimini öngören yapı ruhsat aşamasıdır. İkinci aşamada ise yapım aşamasındaki denetimi öngören fenni mesullük kavramıdır.
A- Ruhsat sürecindeki uygulamalara yönelik saptamalar.
1- (Projelerin imar planları ile olan uyarsızlığı)
Bir kısım Projelerin gerek onaylı imar planları ve imar durumlarına gerekse yürürlükteki mevzuata ve ilgili yönetmeliklere uygun olarak hazırlanmamış olduğu, bu durumdaki projelerin bir kısım yapı denetim kuruluşlarının ve kimi idarelerin de onayından geçtiği görülmektedir.
2-(Toplam inşaat alanı büyüklüklerinin hesaplanmasındaki farklılıklar)
Yapıların toplam inşaat alanı büyüklüğünün, İnşaat Ruhsatı ve Yapıya İlişkin Bilgi Formunda farklı hesaplamalardan dolayı birbiriyle tutarlık sağlamadığı görülmüştür. Bu durum, toplam inşaat alanı tanımının hala yanlış yorumlandığı ve kabullerde farklı değerlendirildiğini göstermektedir.
3-(Yapı Denetimine esas dosyaların sağlıklı oluşturulmadığı.)
Gerek ilgili idarelerde gerekse de Yapı Denetim Kuruluşlarında dosya muhteviyatlarında kanun ve yönetmelik gereği olması gereken bilgi ve belgelerin bulunmadığı. Bu konunun daha ciddiye alınması gerektiği düşünülmektedir.
4-(Yapı sahibince verilen vekaletnameler.)
Yapı sahibince yapı müteahhidinin vekil tayin edilmesi ile Yapı Denetim Kanununun ruhuna aykırı uygulama yapıldığı ve bu konuda bazı idarelerin bu işlemleri kabul ettiği görülmektedir.
5- (YİBF’nın düzenlenmeden önce mutabakat sağlanmaması)
Yapıya İlişkin Bilgi Formlarının düzenlenmesi sırasında İlgili İdare ile Yapı Denetim Kuruluşları arasında mutabakat sağlanmadığı, dolayısıyla sürekli YİBF değişikliklerine neden olunduğu bu durumun ise süresel kayıplara yol açtığı görülmüştür.
B- Denetim Sürecindeki Uygulamalara Yönelik Saptamalarımıza
1- (Fesih İşlemleri)
Gerek yapı sahibi gerekse Yapı Denetim kuruluşlarınca yapının birçok aşamasında genelde geçerli gerekçelere dayanmadan fesih işlemleri yapıldığı görülmektedir. Yapının seviyesine ve yarım kalması halinde teknik yönden doğabilecek aksaklık ve uyumsuzlukların hiç dikkate alınmadığı. Bu durumun hem emek – işgücü hem de zaman – malzeme zayiatı ile idari yönlerden sıkıntı yarattığı tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan fesihlerle yapı denetimi işinin el değiştirmesi yapının denetim sürecinin sorgulanmasını olumsuz etkilediği görülmektedir.
(tablo 1)
2- (Hatalı düzenlenen seviye tespitleri)
Gerek denetim sürecinde gerekse yıl sonu tespitlerinde ve iş bitirme belgelerine esas tespitlerde Yapı Denetim Kuruluşlarının gerekli hassasiyeti göstermedikleri ve çoğu ilgili idarenin teknik eleman eksikliği ve iş yoğunluğu nedenleri ile yerinde tespit yapamadıkları, Yapı Denetim Kuruluşlarının getirdiği seviye tespitlerini aynen kabul ettikleri görülmektedir.
3- (Yapı sahibinin aykırı talepleri.)
Yapı sahibinin mevzuat ve teknik konulardaki bilgisizliği nedenleriyle, ruhsat ve eki projelere aykırı uygulama taleplerinin bazı Yapı denetim Kuruluşlarınca zaman zaman yerine getirildiği görülmektedir.
4- (Büro denetimlerindeki olumsuzluklar.)
Önceden belli olmayan zamanlarda yapılan büro denetimlerinde bazı Yapı Denetim Kuruluşlarının bürolarında muhatap olunacak yetkilinin bulunmadığı, adreslerin ve şirket isimlerinin değişmesine karşın ilgili yerlere bildirimde bulunulmadığı ve faaliyetlerini sürdürdükleri ayrıca denetim işlerine ilişkin tutulan dosyaların düzensizliği ve eksikliği, aynı büro mahallinde birden fazla Yapı Denetim Kuruluşunun faaliyetini yürüttüğü anlaşılmaktadır.
5- (Yapı mahallinde yetersiz denetim.)
Yapı Denetim Kuruluşunun yerinde ve mahallinde yeteri kadar denetleme görevini yürütmedikleri. Özellikle işin bittiği beyan edilmiş olmasına rağmen yapılarda birçok eksikliğin olduğu görülmektedir.
6- (Denetçilerin aynı amaçlı birden fazla ticari faaliyette bulunmaları)
Bazı Denetçi Mimar ve Mühendislerin denetim faaliyetleri süresince başkaca mesleki ve inşaat işleri ile ilgili ticari faaliyette bulundukları tespitlerden anlaşılmaktadır. (tablo 2)
MEVCUT DURUM ANALİZİ VE DEĞERLENDİRMESİ
Tüm bu saptamalar bize gösteriyor ki; Yapı denetim uygulamalarının sorunları sadece yasal düzenlemelerden kaynaklanmamaktadır. Şunu kabul etmeliyiz ki tüm yasal düzenlemeler ancak niyetlerin doğruluğu ile bir işlerlik ve değer kazanabilir.
Yürürlükteki mevzuatlarda belirli zayıflık ve eksiklikler elbette olacaktır. Fakat bu eksikliklerin hiçbirinin sistemin temelini oluşturan denetim mekanizmasını engelleyecek kadar etkin olmadığını kabul etmeliyiz. Bunu da yapıla incelemeler sonucunda görebiliyoruz. Elimizdeki resmi verilere göre biraz öncede görüldüğü gibi İzmir için sistemin olumlu çalıştığı anlaşılmaktadır. Ancak sistemi olumsuz sonuçlara iten bazı saptamaları da ortaya koymakta fayda vardır.
Öncelikle olumsuzluğa neden olan yapı sahiplerinden bahsetmek istiyorum. Bunları da ikiye ayırmamız gerekiyor.
Birincisi; sistemi, bilinçsizliği ile sabote eden gerçek yapı sahipleridir. Bu tür yapı sahipleri yapı denetimin ruhsat sürecini uzattığı ve yapı maliyetini arttırdığı iddiaları ile kendisine uzun dönemde büyük yararlar sağlayacak bir denetim sistemini engelleyebilmek ve kendi lehine tavizler alabilmek için sahip olduğu her türlü gücü kullanmaktadır. Hatta bu engelleme ve tavizleri elde edebilmek için yapı denetim kuruluşlarını eylemlerine ortak etmektedirler.
İkinci tür yapı sahipleri; Yap-satçı yapı sahipleridir. Denetimi yapılacak olan yapının imalat aşamasındaki hiçbir değerle yeteri kadar ilgilenmeyen çoğunlukla ticari kaygıları ön planda olan ve sistemi nereden sabote edeceğini de bilen bu tür yapı sahipleri esas kullanıcıları riske atmakta ve yapı denetim kuruluşlarına büyük zorluklar çıkartmaktadır.
Dolayısıyla, az önce ifade etmeye çalıştığım iki tür yapı sahibi de yapı denetim sistemini başından sağlıksız bir işleyişe ve sonuca mahkûm etmektedir.
Bu olumsuzlukları göz önünde bulundurursak bu işleyişin kontrolünün yetkili idarelerde olması gerekliliği kaçınılmazdır.
İlgili idarelere baktığımızda ise; bazı idarelerin yapı denetim sürecini evraksal olarak değerlendirdiklerini ve proje denetimlerini dahi sadece ruhsat için teslim edilen belgelerin tespiti olarak uygulamakta olduklarını görüyoruz. Böylece maalesef bazı idarelerin, denetimin odağında olan sorumlu kuruluşlar olması gerekirken sistemin sekretaryalığını ve belge takibini yapan kuruluşlar haline geldiği gerçeği ile karşı karşıyayız.
Aynı zamanda ilgili idarelerin yeterince teknik donanıma, bilgili ve tecrübeli kadroya sahip olamamaları sorunların daha da büyümesine neden olmaktadır.
Durum böyle iken, yapıların uzun süreli güvenirliğine, ilgili idare ve yapı sahibine karşı kefil olan yapı denetim kuruluşlarının; sistemin sağlıklı ve düzgün işlemesine yönelik koyacakları katkıların önemi daha da artmaktadır.
Bu durumda, Yapı Denetim Kuruluşlarının, denetim yetki ve görevlerinin etkin hale getirilmesi ve yaptırım güçlerinin sürekli kılınması gerektiği halde ne yazık ki kimi zaman bu hususların işleyişte zafiyete uğradığını görüyoruz.
Yapı üretimini üstlenen müteahhitler ile Yapı Denetim Kuruluşları arasında “ucuz denetim” adına pazarlıklarının yapıldığı duyulmaktadır. Bu tür pazarlıkları kabul eden yada etmeyen Yapı Denetim Kuruluşları, bu durumdan hoşnut olmadıklarını her ortamda dile getirmekte ancak çözüm noktasında ne yazık ki birlikteliğin sağlanamadığını görüyoruz. Yapı Denetim İşlerinin bu denli kolay ve keyfiyete dayalı el değiştiriyor olması da bu olumsuz işleyişi desteklediği kaçınılmazdır
Görülüyor ki; Yapı Denetim Kuruluşlarının gerek proje gerekse inşai denetimlerdeki sorumluluklarını yerine getirme noktasında, mesleki ve ahlaki değerlerini etkin, verimli ve tavizsiz kullanmaları ve bu konuda desteklenmeleri gerektiği kaçınılmaz bir sonuçtur.
Teşekkür ederim,
21.11.2006
Ayda SARYAL
Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü
(Müdür Yardımcısı)
Tablo 1 ........ İZMİR İLİ İÇİN YAPI DENETİM İŞLERİNE İLİŞKİN ENVANTER |
YIL |
Toplam denetlenen iş |
Fesih edilen iş adet |
Fesih edilen iş % |
Şikayet ve ihbar adet |
Şikayet ve ihbar % |
2004 |
878 |
22 |
% 2.50 |
4 |
% 0.46 |
2005 |
2598 |
45 |
% 1.73 |
- |
- |
2006 |
5166 |
306 |
% 6.00 |
48 |
% 0.92 |
Üç yılın toplamı |
8642 |
373 |
% 4.30 |
52 |
% 0.60 |
Tablo 2 ... İZMİR İLİ İÇİN YAPI DENETİM KURULUŞLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ |
| YIL |
Kurulan Yapı Denetim |
Toplam YDK |
Faaliyeti Durdurulan YDK ve Süresi
(max-min) |
Faaliyetin Durdurulma Sebebi
|
İptal Edilen YDK |
YDK İptal Nedeni |
% |
| 2004 |
4 |
24 |
5 (1 yıl) |
4708 sayılı
Kanunun 2. madde (c) ve (d) bentleri gereği |
- |
- |
%20.83 |
| 2005 |
7 |
31 |
2 (1yıl - 4 ay) |
4708 sayılı
Kanunun 2. madde (c) ve (d) bentleri gereği
|
1 |
4708 sayılı Kanunun
8. Maddesi gereği |
%9.67 |
| 2006 |
22 |
53 |
5 (1 yıl - 1 ay) |
4708/8. madde ve 2. madde 1 yıl
4708/6.madde
1 ay
|
1 |
4708 sayılı Kanunun
8. Maddesi gereği |
%11.30 |