
Sayın müsteşarım, Sayın genel müdürüm, Sayın başkan, Sayın konuklar hepinizi saygıyla selamlıyorum.
İnşaat mühendisleri odası olarak yapı denetimini sonuna kadar destekliyor ve denetimsiz yapıya karşı olduğumuzu tekrarlıyorum. Uzmanlar her gün televizyonlara çıkıp durmadan depremlerin olacağını söylüyor ama hiç kimse yapılar denetimlimi diye sormuyor. Bakanlığımız durmadan yasa taslağı hazırlıyor taslaklar raflarda duruyor. Yönetmelik revizyonu hazırlanıyor o da raflarda bekletiliyor. Açıkçası hiç bir önlem alıcı sonuca ulaşılamıyor.
Biz buradan yetkilileri göreve davet ediyoruz. Yine depremler olacak gözü yaşlı insanların neden önlem almadınız sorusunu nasıl cevaplayacaklar. Depremin ertesi günü televizyonlara çıkıp işte biz yapı denetimini tüm yurtta uygulamaya koyduk , yapılar şimdi daha güvenli yapılıyor diyebilecekler mi ? Veya alel acele tozlu raflardaki yasa taslağını o zaman mı devreye sokacaklar? Bir an önce yasa düzenlemesi yapılıp yapı denetimini tüm yurtta uygulamaya koymak gerekliliğine inanıyoruz .
Yapı denetiminin 4. yıl paneli 2 yıl önce yine burada yapılmıştı. Biz o zamanda yapı denetimindeki aksamaları sıralamıştık.
Bakanlığımız odamızın tespitlerinden bir kısmını genelgeler ile düzeltmiş bir kısım sorunlar ise hala devam etmektedir. Örnek vermek gerekirse : “sertleşmiş betondan numune alınması sadece laboratuarlara bırakılmamalıdır, denetçi inşaat mühendisleri karar vermelidir“ tespitimiz yerinde görülmüş ve 13.nisan.2006 tarihli genelgede karot alımında kimlerin karar vereceği açıklanmıştır .
Başka bir madde ise: Yapı denetim komisyonu 2 yıl önce TAU‘ ya bağlı olarak çalışmakta idi. Şimdi yapı işleri genel müdürlüğüne bağlanmıştır. Biz yine aynı maddeyi tekrarlıyoruz . yapı denetimi ayrı bir genel müdürlük olmalıdır ve kadrosu 81 il’e göre genişletilmelidir.
İnşaat Mühendisleri Odası İzmir şubesi olarak şubemizde oluşturulmuş bulunan yapı denetim komisyonu yapı denetim ortağı ve çalışanı üyelerimiz ile her ayın ilk çarşamba günü olağan olarak toplanmaktadır. Bu toplantılarda yapı denetiminin sorunları ortaya konulmakta komisyon ve oda olarak bu konuda yapabileceklerimize çözüm aramaktayız.
Genel olarak bakıldığında yapı denetim uygulaması kanıksanmış durumdadır. Her yasada olduğu gibi 4708 sayılı yasada da uygulama sırasında bazı sorunlar yaşanmaktadır. Odamız komisyonunun tespit ettiği sorunları şu şekilde sıralayabiliriz.
1- Denetim işinde yapı sınıfı ne olursa olsun aynı denetim uygulaması yapılmaktadır. Hal böyle iken en alt yapı sınıfı ile en üst yapı sınıfı arasında denetim fiyat farkı fevkalade fazladır.
Çözüm önerimiz: Denetim işine ait yapı sınıfları tekrar düzenlenmeli proje uygulamasına ait yapı sınıflarından ayrı olarak denetim yapı sınıfları oluşturulmalı fiyat farkları orantılı hale getirilmelidir.
2 - 595 sayılı KHK nin 13. maddesinin 2. fıkrasında ‘’….. bu sözleşmeler her türlü vergi resim ve harçtan muaftır ‘’ denilerek ydk’ lar korunmuş idi. 4708 sayılı yasada bu maddenin olmayışı bütün YDK ları sıkıntıya sokmuş ve vergi mevzuatı ile uğraşmaktan asıl denetim işini yapamama durumuna düşmüşlerdir.
çözüm önerimiz: 595 sayılı khk deki vergi muafiyeti tekrar sağlanmalıdır.
3 - Şubeler konusunda 2 yıl önceki panelde bahsedilen sorun aynen devam etmektedir.
Çözüm önerimiz: Şubeler ya kaldırılmalı veya merkez kadrosuna eşit personel ile çalışması sağlanmalıdır. Ayrıca görev yaptıkları ilin listesinde isimleri yayınlanmalı o ildeki YDK ve şube sayısı açık olarak görülebilmelidir.
4 - Yapı denetim hizmet sözleşmesinde başlangıç tarihi sözleşme tarihi olması gerekirken, ruhsat tarihinin başlangıç kabul edilmesi YDK ların ekonomik mağduriyetine sebep olmaktadır.
Çözüm önerimiz: Bakanlık internet sitesinde rezerv sayfası oluşturulmalı. Yeni alınan YİBF ler rezerv sayfasında gözükmeli, Ruhsata bağlandıktan sonra YDK nın sorumluluk hanesine geçmelidir. Rezerv sayfasındaki işler YDK ların sorumluluğunda değil hazırlığında kabul edilmelidir. Rezerv sayfasındaki işler sorumluluk sayfasına geçerken proje denetim bedeli olan %10 projeler tetkik hakedişi otomatik olarak çıkmalıdır.
5 - İlgili idarelerde inşaat ruhsatı alımı için istenilen evraklarda birliktelik sağlanamamıştır. Her idare farklı evrak listeleri ile ruhsat alımında zaman kayıplarına sebebiyet vermektedir. 3194 sayılı kanunda listelenen ruhsat alımında istenecek belgeler haricinde ki evraklar istenmemelidir.
6 - İdarelerin ruhsat bilgilerinin bakanlığa gönderilmesinde aksamalar olmakta ilk hakediş alımında gecikmelere sebebiyet teşkil etmektedir.
Çözüm önerimiz: idarelerin de ruhsat bilgilerini internet üzerinden yapmaları halinde problemin ortadan kalkacağı düşüncesindeyiz.
7 - Yönetmeliğin 6. maddesinde ‘’ beton dökümünü müteakip örnek-6'ya uygun tutanak düzenlenir. bu tutanakları ve deney raporlarını, düzenleme tarihinden itibaren üç iş günü içinde ilgili idareye verir’’ denilmektedir. Bu işlemler evrak kayıplarına ve karmaşaya sebep olmaktadır.
Çözüm önerimiz: bu evrakların hakediş ekinde verilmesi uygun olacağı kanaatindeyiz.
8 - Denetçi ve yardımcı kontrol m2 sınırları yeniden gözden geçirilmelidir.
Çözüm önerimiz:
Proje denetçisi inşaat mühendisleri ve mimarlar 720 000 m2 ,
Yapı denetçisi inşaat mühendisleri 180 000 m2,
Yardımcı kontrol inşaat mühendisi 60 000 m2,
Elektrik ve makine denetçi mühendisleri 360 000 m2,
Elektrik ve makine yardımcı kontrolleri ise sistemden çıkarılmalı , bunun yerine mimari yardımcı kontrol mimarı sisteme eklenmeli ve 120 000 m2 denetlemelidir.
Teknisyenler ve teknikerler sisteme girmelidir.
9 - Yapı denetim sözleşmesinde geçen ‘’ bodrum kat hariç …… kat ‘’ ifadesi belediyelerde karışıklığa sebep olmaktadır. Bazı belediyeler bodrum kat hariç yibf alınmasını isterken bazı belediyeler bodrum kat dahil YİBF istemektedirler.
Çözüm önerimiz: YİBF lerde bodrum katlar da dahil edilerek kat adedi yazılmalıdır.
10- Bazı idareler inşaat ruhsatlarında yapı denetim uygulamasının olmadığı bölgeler için ayrılmış bulunan bölüme bütün denetçilerin imzasını zorunlu tutmakta ve yapı denetim kuruluşu düşüncesini silmektedir.
11- İzmir Büyükşehir belediyesi imar yönetmeliği, 4708 sayılı yapı denetim yasası ve yönetmeliği ve genelgeleri ile çakışmakta, yetki ve görev karmaşası ortaya çıkmaktadır.
bazılarını listelersek:
a) Zemin aplikasyonu vizesi sırasında temel demir vizesi de imar yönetmeliği maddesi olarak istenmekte büyükşehir imar yönetmeliğini uygulayan belediyeler yapı denetim gibi hareket etmektedirler. hatta bazı idareler demir vizesi yaptırmayanlardan demir röntgeni dahi istemektedirler.
b) Subasman vizesinde ise zemin kat kolon demirleri bulunmayan yapıların subasman vizeleri yapılmamaktadır.
c) Bazı belediyeler iş bitirme tutanağı haricinde projecilerden de iş bitirme adı altında ek evrak istemeleri işleri yavaşlatmaktadır.
Çözüm önerimiz: İzmir Büyükşehir belediyesi imar yönetmeliğinin 4708 ile çakışan kısımlarının düzeltilmesi gerekmektedir. ısı yalıtım vizeleri yapı denetim kuruluşları tarafından verilmeli, sorumluluk tamamiyle ydk larda olmalıdır.
12 - 4708 sayılı kanuna ait yönetmeliğin 14 . maddesinin son bendinde ‘’ yapı denetimi hizmet sözleşmesinde belirtilen yapım süresi, herhangi bir sebeple uzadığı takdirde, uzayan sürenin her altı ayı için hizmet bedeline esas oranın % 10'u kadar ilave hizmet bedeli ödenir. ‘’ denilmesine rağmen, sözleşme süresi 2 yılın altında olan denetim işlerinde artışlar %5 olarak çıkmaktadır. artışlardaki program hatası yönetmeliğe uygun hale getirilmelidir.
13- Yönetmelik eki örnek 12 ye uygun liste de ( not : düzenleme tarihinde işten ayrılanlarda imza şartı aranmayacak, ancak bu kişiler de belirtilecektir) denilmesine rağmen bazı belediyeler hakediş ekinde verilen personel listesinde işten ayrılan personelinde imzasını aramaktadırlar.
14- Yönetmelik madde - 6 da ‘’ yapı denetim kuruluşu yazılı ihtarına rağmen ruhsat ve eklerine aykırı iş yapan işçi ve ustanın durumunu ilgi idareye bildirir ‘’denilmektedir. Bu maddenin acilen düzeltilmesi gerekmektedir. hiçbir usta ve işçi müteahhidin bilgisi dışında aykırı bir iş yapmaz veya yapamaz. Yapı denetim kuruluşlarının bu konudaki muhatabı usta ve işçi değil müteahhit ve şantiye şefi olmalıdır.
15- Yapı inşaat alanı tanımı açık ve net olarak tekrar yapılmalıdır. Çeşitli idareler ve YDK’ların uygulamalarında farklılıklar olmakta yapı inşaat alanı gizli indirim noktası olarak görülmektedir. 4708 sayılı yasanın uygulanması gereken yapılar, alan karmaşasından istifade edilerek 5205 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmekte ve denetim dışına çıkarılmaktadır.
16 - Yapı denetim hizmet sözleşmesinin 5. maddesinde, yönetmeliğin 14. ve 15. maddelerinde ve 25.07.2003 tarihli 17664 sayılı genelgede hakediş bedelleri taksitler ve kısmi taksitler halinde ödenebileceği belirtilirken bazı idareler kısmi taksit için mal sahibi ile YDK arasında ek protokol istemektedirler.
17 - Hakediş ekinde istenilecek evraklar liste halinde yayınlanmalı ve tüm idarelerde birliktelik sağlanmalıdır.
18 - Hakedişler idarelerde uzun süre beklemekte ve ydk ların mağdur olmasına sebebiyet vermektedir.
19 - Bazı idareler hala fenni mesul kaydı gibi kayıdı yapı denetim kuruluşlarından istemekte hersene kayıt ücreti talep etmektedirler .
20 - YDK lara verilen cezalar tekrar değerlendirilmeli, kapatmadan önce parasal ve idari cezalar uygulanmalıdır.
21 - 4708 sayılı kanunun 7. maddesi bitmiş olan yapılara sertifika verilmesi öngörmektedir. Ancak bu uygulama hayata geçirilememiştir. Düzgün çalışan ve denetlediği yapı ile öğünen firmaların onurlandırılması sağlanmalıdır.
Son olarak yapı polisi kurulmalı ve yapı denetimine sigorta dahil edilmelidir.
Hepinize saygılar sunuyorum.